Tüm Yazılar

Ne çıkar ateşböceği sansalar seni?

Eski yazılarımın, beğendiğim alıntı yaptığım şiirler, özlü sözlerimi topladığım facebook arşivimi karıştırıyordum bugün ve Rabindranath Tagore’dan post ettiğim bu şiiri ilham verdi bana blog’umun ilk yazısına eşlik etmede.

Bilge şair diyor ki;

“Düşünüyorum da, sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek…

Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi, naif yönlerimizin keşfedilmesi,

cesaretsizliğimizin anlaşılması, korkularımızın paylaşılması

sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.

Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız…

Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.

Hissedilmeden,  el değmeden,  sevgimizi göstermeden.

İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler. Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.

Sahi koruyor mu bizi bu çatlamamış sert kabuk?…

Ne çıkar ateşböceği sansalar beni?”

 

Resim

Kadınlığın en köklü korkularından biri değil midir, olduğumuz gibi görünmek..İçimizdeki ateşböceğini saklamak. Kırılganlığımızı göstermemek, yumuşacık kalbimiz fark edilmesin, zarar görmesin diye türlü maskeler zırhlar ile dolaşmak. Gerçek şu ki, o yumuşak ve hassas kalbimizi ne kadar saklarsak o kadar hayata kapatmış oluyoruz kendimizi, bir nehir gibi duru, coşan, sakin, özgür akmayı kesmiş oluyoruz yaşamın içinde, bir nevi donuyoruz. Duygularımızın akışını keserek hayatın bize akmasını da dondurmuş oluyoruz, hem de her yönden.

Resim

Kırılganlığımızı saklamanın zayıflık olduğunu sandık bugüne kadar, gerçek gücün ve cesaretin kırılganlığımızı göstermekten geçtiğini unutarak. Yumuşacık kalbini sert kabuklar arkasına gizlemeyen kadınların cesaretine hayran oluruz. Ne kadar kendi bedenleri içinde özgür, huzurlu, kendileri olmaktan tatmin, kendi öz’leri ile hareket ederler. Gözlerinden delice tutkuları, sevgileri, şefkatleri, ruhları adeta akar. O belki farkında değildir ama sadece varlığı bile birlikte olduğu insanlara şifadır. Gerçek bir feminen lider! Nasıl bir paradox ama bu yabancısı olduğumuz: Yumuşaklık ve Güç. Gerçek güç aslında yumuşaklığın içinde..

Kendini olduğu gibi gösterme gücüne sahip güçlü kadınların sahip olduğu cesaretin gerçek tarifini kelime olarak incelersek, daha kelimenin içinde oluş ve bilgeliği barındırdığını anlarız. Cesaret, İngilizce’de “Courage” latin alfabesinde kalp anlamına gelen ‘cour’dan geliyor. Courage yani cesaretin orijinal tarifi “kendi hikayeni tüm kalbinle anlatabilmek” demek. Şimdi bir es..bir derin nefes ve bir daha okuyun bu cümleyi. Yavaş yavaş, tüm hücreleriniz ile.

“Kendi hikayeni tüm kalbinle anlatabilmektir cesaret”

Kendini tüm yumuşaklığı, kırılganlığı ile ortaya koyan her kadın Dr.Brene Brown’un ifadesi ile kusurlu olma cesaretine sahip olmuyorlar mı?

“Kusurlu olma cesaretinde olduğumuz gün bir kadın olarak bu dünyada gerçek iyileşmeyi başlatmış olacağız…

Advertisements

2 thoughts on “Ne çıkar ateşböceği sansalar seni?”

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s