Tüm Yazılar

Gurbetteki Kadın

Son dönemde evlerine dönmenin tarifsiz özlemini çeken kadınlarla çevriliyim. Onlara baktıkça yıllar önce aynı özlemi yaşayan kendimi hatırlıyor ve gülümsüyorum..Eve dönüş derken hangi eve dönmekten bahsediyorum? Ruhun evine elbette..

Modern dünya bunu, tükenmişlik sendromu olarak tarif edip teşhis koysa da, bunun en derin gerçeği ruhun evinden uzak kalmaktır. Sıla çekmektir, en kötüsü de neye hasret çektiğini bilmemektir. Uzun süredir gurbettedir kadin, kendi evini türlü nedenlerle uzun süre önce terk etmiş, hatta bazen neden gittiğini bile hatırlayamaz olmuş ve aradaki zaman uzadıkça eve dönüş yolu da uzamış, ayrık otlarıyla, kökünden çıkmış yolu kapayan ağaçlarla dolmuştur..

Evinden çok uzun süre uzakta yaşayan kadın önce neden böyle bir tatsız tutsuz olduğunu, böylesine sevimsiz bir duyguda olduğunu anlayamaz. Yoğun iş ve aile hayatına, gündelik işlerine, çoraklaşmış rutin hayatına bağlar bu tarifi olmayan duygusunu.

Bu kadın iş kadınıdır, bu kadın annedir, bu kadın eştir, bu kadın bekardır, bu kadın herkesin yardımına koşar, bu kadın herkesin ihtiyaçlarını kendinden önde tutar, bu kadın Issız Adam’larla çevrilidir, bu kadın hayallerini bir ara bakmak üzere sıkıca kapattığı bir sandığa kaldırmıştır..Bu kadın huysuzluğuna anlam veremez, olmadık zamanlarda çıkan tıslamaları ile çevresine kök söktürdüğünün farkındadır ancak elinden bir şey gelmez. Bu kadının gözlerine bakarsanız onu perdeleyen ince bir tül görürsünüz, o tül ışığı kapatmaktadır ya da o ışık bir süreliğine kepenkleri indirmiştir. O kadının gözlerine daha da dikkatle bakarsanız, derin bir özlem, sıladan kaynaklı acı çektiğini görürsünüz.

Uzunca bir süredir evinde olmamanın derin üzüntüsünü yaşamaktadır, mecazi anlamda sıskalaşmıştır, saçları azalmış, parlaklığını yitirmiş, derisi kurumuştur..Bu kadının göğüs bölgesinde ve boğaz bölgesinde haykırmak, kabuğundan kurtulmak isteyen bir başka kadın vardır..O kadın yuvasına geri dönmek istemektedir.

Çağrı gelmiştir, ev haberciler yollamıştır, kendini fark ettirene kadar da artan şiddette yollamaya devam edecektir. Geri dön der, gel yaralarını saralım, ihtiyaç duyduğun besinleri verelim, sönmüş ateşini tekrar tutuşturalım sonra tekrar geri dönebilirsin ama bu kez düzenli evini ziyaret etme sözünü ondan alarak…

Disarida aradagin huzur, sevgi, guven, yaratıcı kaynak seni ruhunun evinde bekliyor. Zırhını ancak orada eritebilirsin, yaralarini ancak orada merhemleyebilirsin, icindeki atesi ancak orada sonsuz ates Olympos’un ciralari ile yeniden tutusturabilirsin..

Haydi eve donme vaktin geldi, daha fazla oyalanma..Gel..

Sevgiyle,
Bilge

IMG_2328-1.JPG

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s