Bütünlük arayışımız hakiki kendimize, özümüze doğru yürürken ortaya çıkar. Kendini bütünlerken özgürleşirsin, özgürlüğünün peşinden koşarken ister istemez bütüne yani ruhuna giden yolun açılır.

Bütünlük, içsel özgürlük, kendinin sorumluluğu…

O, bir insanın kendisi ve yaşamındaki herkes adına alabileceği en büyük sorumluluk, sevginin hüküm sürdüğü gönülden yaşanan özgür bir hayata giden zaman zaman çetrefilli, zaman zaman keyifli ve her daim sürprizlerle dolu bir yol.

Bütün olmak demek, tüm veçhelerinin söz aldığı bir orkestrada onları ahenkle yönetmek demek, özü sözü bir olmak demek, ruhun bedenin bilgeliği ile hareket etmesi demek, kalbin zihninle dost olması demek, içindeki dişi ile erilin dengeli olması demek, dişilinin içsel eriline teslim olması ve güvenmesi, erilinin içsel dişini adanırcasına sevmesi ve onun hayallerini eyleme dönüştürmesi demek. 

Kolay mı? Hayır.

Değer mi? Binlerce kez Evet.

Doğarken bölünmemiş, ruhumuzun bütünlüğü içinde hayata geliyoruz, arınmış katıksız ışık olarak, hayat ile ölüm arasındaki o kısacık çizgide kendimizi korkularımızla, karanlığa ittiğimiz gölge yanlarımızla bölüyoruz, böldürüyoruz, izin veriyoruz ışığımızın parçalanmasına, kararmasına, azalmasına ta ki tanrısal uyanışın canlandırıcı nefesi bedenimize girene kadar. Sonrası geri dönüşü olmayan yolculuk başlıyor, bütüne giden yolda önce benliğimizin kayıp parçalarını arayışa geçmemiz, ana rahminden çıktığımız o an gibi çırılçıplak kalana kadar kendimizi soymamız, psişemizde tüm yaralı yerlerimizde biriken irinleri akıtmamız ve onları sevgiyle, sabırla, şefkatle merhemlememiz gerekiyor.

Dahası, ilahi olan ile ilişkimizi gözden geçirmemiz, yeni veya yeniden ilişki kurmamız, onunla aramızda gidip gelen kalpten bağlantımızı arındırmamız gerekiyor. Masum doğarız, saflaşarak ölmemiz gerekir. Bütünlüğünü yaşamak isteyen insan ömründe iki kez doğar. Biri anne rahminden olur, diğeri kozmik annenin rahminden. Birincisi ona yaşamı, ikincisi ona arınmış masumiyeti hediye eder. “Sonunda seninle kalan tek şey başlangıçta getirdiğindir. Bu dünyadan, sadece getirmiş olduğun şeyi götürebilirsin” der buna üstatlardan Osho.

 


Bütünlüğünü ruhuna çağırman için kutsal ruh senden şunları ister;

Kalbinin önünde eğil

Nefsini terbiye et

Özün ile sözün bir olsun

Geçmişe kabul ver, hatalarından ders al, önüne bak

Gölge benliğinde saklı olan ‘suçluluk, utanç, acıma, kıskançlık, pişmanlık, kibir, kurban’ duygularını kendinde araştır, temizle. Bunlar düşük frekanstır ve seni hep küçük yaşamının içine fare kapanı gibi hapseder. Yaşam enerjini çalar. 

İçindeki dişiyi kucakla, erilini onurlandır. İlk evliliğin onların arasında kendinle olsun. 

Tevazu ile dost ol

Başkalarına gösterdiğin hoşgörü ve merhameti kendinden esirgeme

İlahi olana güven, güven, güven.

Bir bütün halinde yaşamak ışık savaşçısının yoludur.

Kalbin yoludur..

Çünkü sen masum doğdun, masum öleceksin.

Bütünlüğün merhameti içinde,

Bilge İnal

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s