thTANPEY91

“Eğer öykü tohumsa, biz onun toprağıyız.” Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa Pinkola Estes

Gezegende dişil uyanışın yükselmesi ile birlikte, büyük öğretmen ve Jung ekolü psiko-analisti, öykü toplayıcısı, yazar Clarissa Pinkola Estes’in 20 yılda yazdığı ve 1992 yılında ilk kez yayınladığı bu kitabı, dişil yükselişin 2.dalgası ile daha fazla kadının başucu kitabı haline geldi. 

Benim kitapla olan ilişkim 2013 yılında başladı ve bir çok kadının yaptığı gibi kitap bir süre kitaplığımda bekledi. Ne zaman ki tinsel doğam hazır oldu, vakit o zaman geldi ve kitabı okumaya başladım. Sanki yüzlerce yıl susuz, besinsiz kalmıştım da yutar gibi okudum bir solukta, nefes aldım okudukça, ekmeğim suyum oldu kitap, aç bir kurt gibi yedim sayfaları içtim her bir satırını. Okuyanlarınız bilir..

Bu ruhun bastırılmış dişi doğasının nihayet zincirlerinden kurtulup özgür bir vahşi hayvanın doğaya salıverilmesi gibi bir hadisedir. Ve Estes kitapta, Vahşi Kadın‘a geri dönüşün yollarını masallar ve arketipleri analiz yoluyla anlatır okuyucularına. 

Hikayeme geri döneyim, 2016 yazında Elsiz Kız masalını Dr. Estes’in öğreticiliğinde okumaya ve kitabı gruplarla analiz etme alanını açma yollarını öğrenmeye gittim. Estes kadınlara, bireyleşme basamaklarında kadın bilgeliğini aktarmak ve kullanabilmeleri için ilerlemiş yaşına rağmen Amerika’da açtığı bu eğitim programları ile yapıyor. Mirasını bırakıyor bizlere. 

Ruh dönüştürücü bir deneyimdi. 

Türkiye’ye döndükten 3 yıl sonra masalın benimle hemhal olmasının ardından 2019 yılında, Elsiz Kız masalını ve kitabın diğer masallarını genel kitle için okuma gruplarını açmaya başladım. Dişi Bilgeliğin yolunda yürüyen diğer bir kadın dostum Melis Erdin ile yaşadığımız şehir İzmir’de başlattığımız bu okumalar başka şehirlerden gelen diğer Elsiz Kız’ların talepleriyle şekillendi ve Elsiz Kız illeri dolaşmaya başladı. 

 

Şimdilerde Corona ile birlikte Elsiz Kız ve Mavisakal Atölyelerim ile Kurtlarla Koşan Kadınlar (*KKK) okumalarımı online platformlara taşımaya hazırlanıyorum. Bunu sizlerle netleştikten sonra paylaşacağım. 

***

Dr.Clarissa Pinkola Estes’in önsözünden Elsiz Kız;

Handless-Maiden
Art: Cave Of the Hands, Argentina

‘Elsiz Kız’ dikkate değer bir öyküdür, onda masalın katmanlarının altından etrafı dikizleyen eski gece dinlerinin ayak izlerini buluruz. Öykü, dinleyenlerin kadın kahramanının dayanıklılık sınavına katılabileceği şekilde oluşturulmuştur, çünkü masal öyle bir genişler ki, anlatması uzun surer, özümsemesi ise daha da uzun. Öykü, bizi ağaçların köklerinin çok, ama çok altında yatan bir dünyaya çekiyor. ‘Elsiz Kız’ın bir kadının hayat süreci  için malzeme sunduğunu, pişesinin anahtar yolculuklarından en önemlisiyle ilgili olduğunu görüyoruz. ‘Elsiz Kız’ yıllarca süren bir yolculuğu – bir kadının bütün ömrünün yolculuğunu- kapsar.

Onun için bu öykü özeldir ve onu özümsemek için en uygun ritim, ilham perinizle birlikte oturmak ve zamanınızın bol olduğu bir sırada kısım kısım açıp okumaktır.

‘Elsiz Kız’, kadınların dayanıklılık töreni yoluyla yeraltı ormanına geçişiyle ilgilidir. Dayanıklılık dersleri, doğanın her yanında görülür. Peki bu ders nerede gerçekleşir, bu nitelikler nerede kazanılır? La Selva Subterranea’da, yeraltı ormanında, kadın bilgeliğinin altdünyasında. Bu, bildiğimiz dünyanın, ego tarafından algılanan dünyanın altında yaşayan vahşi bir dünyadır. Oradayken, bize içgüdüsel dil ve bilgelik aşılanır. Bu açıdan bakınca, üstdünyanın bakış açısından kolaylıkla anlayamayacağımız şeyleri anlarız. Bu masaldaki kız birkaç iniş türü konusunda ustalık kazanır. Bütün bu iniş, kayıp, bulma ve güçlenme döngüleri, kadınların  vahşinin yenilenmesiyle ilgili ömür boyu süren geçişlerini, yani erginlenmelerini anlatır.

***

Dr.Clarissa Pinkola Estes’in önsözünden Mavisakal;

 

bluebeard-rzq-printsx

İnsan acılarının çoğunun nedeni, özensiz bir yetiştirilmeye bağlanabilirse de psişede elbette doğuştan gelen bir ‘contra naturam’ boyutu; yani doğaya karşı bir kuvvet vardır. Bu contra naturam boyutu, olumlu olanın karşısındadır. Gelişmeye karşıdır, uyuma ve vahşi olana karşıdır. O, içimizde doğan yıpratıcı ve öldürücü bir muhaliftir, en iyi ana-baba bakımının olduğu durumlarda bile işgalcinin biricik gayesi bütün kavşaklara çıkmaz yollara dönüştürmektir.

Bu yok edici zalim hükümdar kadınların düşlerinde tekrar tekrar ortaya çıkar. Onların en ruhani ve anlamlı planlarının ortasında beliriverir. Kadını sezgisel doğasından koparır. Tırpanlama işi bittiğinde kadın kendini duygularının öldüğü ve hayatını sürdüremeyecek kadar zayıf düştüğü hissinden kurtaramaz. Kadının düşünce ve düşleri canlılıklarını yitirmiş bir halde ayaklarının dibinde boylu boyunca uzanır. 

Mavisakal öyküsü böyle bir konu üzerindedir. Mavisakal öyküsü tüm kadınların psişelerinde bulunan ve onları esir alan o karanlık doğuştan yok edici olan adam üzerinedir. O, akılda tutulması ve frenlenmesi gereken inkar edilemez ve kendine özgü bir güçtür. 

Bütün yaratıklar yok edicilerin var olduğunu öğrenmelidir. Bu bilgiye sahip olmayan bir kadın kendi ormanında yenilip yutulmadan güvenle dolaşamaz. Yok ediciyi anlamak, safdillikten deneyimsizlikten ya da ahmaklıktan ötürü saldırıya açık olmaktan kurtulup olgun bir hayvan haline gelmektir. 

***

Bilge İnal’ın kadınlara özel sunduğu Dişi Bilgelik kapsamındaki program ve inzivalardan düzenli ve öncelikli olarak haberdar olmak istiyorsanız www.bilgeinal.com adresine e-posta adresiniz ile kayıt olabilirsiniz.