Tüm Yazılar

Gerçek Senin İnşaası


Doguyoruz, temel insaati ebeveynlerimizce yapilan, onceden hazirlanmis bir hayatin icine. 

Dogdugumuz hayat sorgusuzca ‘gercekligimiz‘ oluyor. O gercekligin inanc elbiselerini giyiyoruz, sevmeye ve sevilmeye dair on-yargilarini benimsiyoruz, sıkı sıkı tutunuyoruz ogretilenlere, gecmis deneyimlerimizin miyadi dolmus derslerine, o gercekligin ‘guven’ alani bizim yasam unitemiz oluyor. 

Sorgulamadigimiz her inanc, her toplumsal yargi, ‘seylerin’ onune koydugumuz her kosul bugun yasadigimiz ‘gercekligimiz’ oluyor. Adina secim diyoruz, adina hayat diyoruz, adina kader diyoruz. 

Sonra gun geliyor, bu ‘gerceklik’ ustune bir turlu oturmamaya basliyor, icinde bir yerlerde rahatsizlik veriyor, sen farkinda olmadan guvenli yasam unitenden yiyor. Iste o anlarda, baska bir ‘gerceklik’ mumkun mu sorusu kalbine yerlesiyor. ‘Gercek’ sana Tohumlaniyor, kendi vaktinde ‘senin gercegini’ sana acmak uzere. 

Dogumunda senin icin bicilen o ‘gerceklige’ ait olmadigini idrak ettigin an hem acın hem sevincin BIR oluyor. Aidiyet oyunu oynadigin o gercekligin ortasina ates dusuyor. Dogumunda sana verilen gercegin olan o ev basina yikiliyor. 

Yikintilarin arasinda kacmadan yas tutmak ise eski ile yeni gercekligin arasinda saglikli gecis yapabilmen icin muhim ve elzem bir merhem gorevi goruyor. 


Sonrasi..onunde acilan verimli topraklara sahip bos bir arazi. 

Kimseden kendi rengin, sevgin, gercegin icin ozur dilemeksizin kendi ‘gercegini’, kalbindeki sevgiden urettigin inanclarin, kosullarin ile yeni ‘gercekligini’ kurmak.

Bilincle, sevgiyle, muhabbetle..

Bilge Inal

Advertisements