Tüm Yazılar

Yerküre Baharı Yaşıyor, Ya Sen?

Bazılarımız baharı hücrelerimize kadar hissederken, bazilarimizin içsel mevsimi hala kış.

İçsel mevsiminiz, içinde yaşadığınız mevsim ile uyumlu olmadiginda ne yapiyorsunuz?

Fiziksel olarak yaz mevsiminin canlılığını yaşarken atmosfer, ben sonbaharın hüznünü yasiyorsam, baharın kuş civiltilari dışarıda penceremde öterken içim hala kış mevsiminin karanlık soğuk gecelerinde ısınmaya çalışıyorsa kendime nasil davraniyorum?

Dönguleriniz doğanın dönguleri ile aynı hizada gitmediginde kendinize nasil yaklasiyorsunuz ve yaklasilmasina izin veriyorsunuz?

Çevrenizde sizin içsel mevsiminizi anlayacak destek çıkacak birileri var mi, yoksa sizi olduğunuz hal ile göremeyen, bu durumunuzu garipseyen, yok sayan veya saygı duymayan, siz sonbaharken, yaza çağıran, kışken ilkbahara zorlayan bir çevrenin etkisi altında misiniz? Eğer durum öyle ise, sınırlarınızı acilen çagirin göreve, içsel mevsiminize sahip cikin ve sizi bahar polenlerinden ötürü tam göremeyen bu tatlı insanlari kendi hallerine bırakın.

Biz kadinlarin dongulerimizi çok iyi tanıyor olmasi muazzam önemli ve ondan daha önemlisi de bu dongulerimizi layigi ile onurlandiriyor olmamiz. Hüzün yaşıyorsanız o hüzne alan tanimaniz, o duyguyu kendinize yaşama izni vermeniz, kutsal arindirici ve yumusatan sulardan gozyaslarinizi akitmaniz, çevrenin sizi, aslinda ‘kendilerini kurtarma’ çabalarından kendinizi korumaniz gerekiyor. Bunun tam tersi bir durumda ise, çevrenizde herkes içsel kışını yaşarken siz yazın nesesini ve canlılığını yaşıyor olabilirsiniz, o zaman o neşe alevini sondurecek etkilerden de kendinizi mümkün mertebe korumaniz elzem.

“Coşkunuzu vermeyin, onu paylaşın.”

Tüm bunlar sözde basit görünse de, uygulamada eski alışkanlıklar, ego benligin gizli kazançları devreye giriyor ve BUM! kadın kendini onurlandirmayi unutuyor ve uykuya dalıyor.

Disi bilgelik ile derin kadınsı benligimi yasamima pratikte çağıran bir kadın olarak kendi mevsim gecislerimi iyi tanımayı, dongulerimi ve duygularımı onurlandırmayı çok iyi öğrendim. Neşe ve pozitif ruh halinin güzel olmasi kadar, hüzün, keder, yas gibi ağır ve aci veren duyguların da aynı oranda güzellik ve dönüştürücü simya taşıdığını öğrendim. Tum bu duygularıma sahip çıkmayı öğrendim.


Bedenlerimiz biliyor sevgili kadınlar, ruhun hareketlerine iyi gelecek merhemi bizzat içinde taşıyor. Cocuklugumuzdan gelen kosullanmalar, negatif anne-baba komplekslerimiz (bilinçdışı yıkıcı güç), sistemsel aşılandığımız inançlar (negatif veya düşük volum duygulardan hemen kaçma çabaları gibi) ve anne soyumuzdan aktarildiklarimizla bugün, kadınlar olarak bedenimizle iletişim ve teması kaybetmiş durumdayız. Bizi rahatsız eden bir duygu veya döngü durumuna girdiğimizde onu nasil proses edeceğimizi bilemiyoruz. Yapmamız gereken iç sesimize-sezgimize güvenmek, varsa bizi gerçekten görebilecek birileri ile temasa geçmek ve bedenimizi yakından dinleyerek verdiği talimatları uygulamak. Sezgi nehrimiz kapalı olduğu müddetçe bedenlerimizin sesini de duymuyoruz.

Çok küçük bir pratik vermek istiyorum sizlere, özellikle Kurtlarla Koşan Kadınlar Elsiz Kız Atolye‘min de getirisi olarak bu aralar psişik ellerimizin gücü üzerine yoğunlaşmış durumdayım. Kozmik açıdan da yoğun bir Nisan ayı geçiriyoruz. Gezegenlerin, bireylerin ve topluma olan kozmik etkisine inanıyorum, evren bir matematik ve görünmeyen mesajlari bize görünür hale getiriyor, yollarımızı aydinlatmamiza yardımcı oluyor.

Somatik Terapi’de bedenimizin iyi hissetme, kucaklanma, sevilme ihtiyacini kendi ellerimizi de kullanarak vermeyi öğreniriz. Bunu zaten dişi bilgelik calismalarimda da, Tanrica’nin Eli pratigi olarak sıklıkla kullaniyorum. Kolay, etkili, ruha, bedene sürekli uygulandığı takdirde iyi gelenlerden.

“Kendinizi size ‘kutsal’ hissetirecek küçük bir alan yaratın. Bu yerin temiz, özen hissi veren, sessiz bir yer olmasına çalışın. Küçük bir çiçek, yanında bir mum, sevdiğiniz size güç veren bir obje, bir resim koyabilirsiniz. ‘Kendinize’ hazırlanırken içinizden yükselecek ilhama güvenin. Sezgilerinizi derinden dinlemeye başlamak pratik ister. Yumuşak bir müzik eşliğinde basinizdan başlayarak, mümkün olabilecek ‘en yavaş ritimlerle’ tüm bedeninizi nazikce masajlayin, sıvazlayın, sevin ve okşayin. Zihninizin başka bir yerde olmasından çok o an’in içinde sizle olmasina çalışın. Elleriniz nerede durmak istiyorsa o bölgelere itina gösterin. Ellerimiz Toprak Ana’nin iyileştirici ve onarici gücünü tartışmasız taşır. Rahatlatır, bedene sevildigini hissettirir, cildi parlatır. Bunu yaparken, hangi içsel mevsimde olduğunuzu fark edin. Acaba kuzey yerküre baharı yasarken, siz hangi mevsimdesiniz? Bedeninizden duygular görülme etkisi ile taşarak gelebilir, gözyaşları sel olabilir, dans etmek, ziplamak gelebilir, bedenden ne geliyorsa o küçük kutsal alanınızda onu yaşatın. Yapın. Olun.”

Derin kadınsı benliğe ulaşmak derin kazı istiyor. Bunların en basinda da dongulerden Hayat/Olum/Hayat dongusu ile dost olup, içsel mevsimlerimizi onurlandirmayi istiyor.

Oyleyse bu bahar siz hangi mevsimdeyseniz onu yaşayın, onu yasatin..

Sevgiyle,

Bilge Inal

✨✨✨

Yaklasan Yolculuk Tarihleri

Advertisements