Tüm Yazılar

Kadınlar Tarihsel Miraslarını Yazıyor

O kadar özel bir yaşam diliminde yaşamlarımızı sürdürüyoruz ki, evrimin önemli eşiklerinden birindeyiz. Kalbin ve kadının feminen liderliğinin bir arada öne çıktığı bu zamanlarda insanlığın varoluş şeklini etkileyecek önemli bir role sahibiz. Bunu çok özce anlatan bir kitap alıntısını sizler için çevirdim, dişi bilinçten okuyunuz. Sevgimle…

 

Painting by Raymond Douilllet
Painting by Raymond Douilllet
“Biz kendimizi iyileştirdiğimizde, diğerleri de şifalanır. Biz düşlerimizi beslediğimizde, insanlığın düşlerini de doğuran oluruz. Dünya Ana’nın sevgisinin yansımaları olarak yürüdüğümüzde, yaşamsal gücün yaşam veren, doğurgan anaları oluruz. Bedenlerimizi, sağlığımızı ve duygusal ihtiyaçlarımızı onurlandırdığımızda, hayallerimizin varoluşu için alan tanımış oluruz. Şifalanmış kalplerimizden gerçeğimizi konuştuğumuzda, bu gezegenin yaşamsal bolluğuna izin vermiş oluruz. “

“Biz kadınlar, daimi olarak kadınların tarihi mirasını yazıyoruz. İnsanlığa, şefkati ve paylaşmayı öğretmeyi unutmuş geçmiş jenerasyonların acısını sahiplenmeden, birbirimize veya bir erkeğe işaret parmağımızı sallayamayız. Hepimizin aile soy ağaçları, kendi atalarımızı, sadece sevgide bulunan hakikatin değerine körleştiren, öğrenimler ve trajik örneklerle dolu  Şimdi, insan neslinin yazgısı Kızkardeşliğin eline geçiyor çünkü her şey kadından doğar. “

Ne zaman ki her kadın kendini onurlandıracak, tüm insanlık tarafından kullanılmaya müsait, insanoğlunun hayata verdiği tepkileri değiştirecek, etkileyecek daha taze ve yaratıcı bir enerji ortaya çıkacak. Ne zaman ki kadınlar artık kaybolmayacak, başkalarına ne yapmaları gerektiğini veya nasıl yaşamaları gerektiğini sormayacaklar, dünyamızda çok büyük değişimler olacak. Bu, kadınların arkadaşlıklarını ve bağlarını kullanmayacakları anlamına gelmiyor, aksine, esas olan, aynı yolu yürümüş diğer kadınların desteği öne çıkacak. Böyle bir destek gerçeklik üzerine kuruludur ve yargının, egosal yansıtmaların olmadığı hallerde ancak bir kadından diğer kadına aktarılabilir. Kadınlar, saygı çerçevesinde düşüncelerini, duygularını ve  önerilerini paylaşabilecekleri güvenli alanlar kurduklarında, böylesi bir destek üretken ve sağlıklıdır. Kızkardeşlik her zaman, büyümek için kendi zorluklarını, mücadelesini aşmak isteyen kadınları destekler.

“Kadının mirasına; kadının kadına karşı durduğu, kadının erkeğe karşı durduğu veya kadının kendi kendini sabote etmesine neden olmuş önceki incinmişlikleri, yaraları dahil olmak zorunda değildir. Kendi kişisel vizyonlarımız üzerine çalışırken,bizleri ahenkli bir insanlık olmaktan alıkoymuş böylesi yoğun, adi bir drama ile iç içe geçmeye artık gerek yoktur. “

“Bütünlüğümüzü bir ilişkiden veya bir başka kişinin varlığından elde etmek yerine, dişi prensip olan, kendi Öz’ünü beslemeyi pratik ederek özdeğerimiz yeniden düzenlenir. Kendimize, öz’e gelmek için yeterince zaman verirsek, kendimizi bütün ve bir hissederiz. Herkes, hangi durum olursa olsun, bir başkasına kendi incinmişliğinin veya acısının sorumluluğunu yüklemek yerine, kendinde olanı görme sorumluluğunu almak durumundadır. Bu, dişi prensip olan; “besleme ve büyütme” prensibinin gerekliliklerindendir: kendi içine dönersin, sorunu bulursun, varlığına bakıp besleyerek kendindeki bu durumun icabına, çaresine bakarsın.

~Jami Sams; The Thirteen Original Clan Mothers kitabından alıntı ve ingilizce orjinalinden çeviridir. 

 

Advertisements
Tüm Yazılar

Güç, İnsanlık, Kadın

image Gücün hükmetme, kontrol etme, ezme, aşağı görme, hiyerarşi, inanç sistemlerinin manipüle edilmesi, sınıflandırma, kıyaslama, yok etme gibi yıkıcı kavramlar üzerinden anlam kazanması bu gezegeni ve bizleri sona doğru götürüyor. Şu an Gazze’de başta olmak üzere insanin kanını donduran, insanlık nereye doğru gidiyoru sorgulatan olaylar, Güç’ün binlerce yıldır ataerkil sistemin elinde, erk’in elinde olmasında kaynaklı. Hiçbir şey an’da olmadığı gibi, her şey onu ilk tohumlayan enerjiden vücut bulmakta.

Peki gücün doğasında bulunan onu oluşturan organik malzemeler neler?

Güç gerçekten erk’e mi ait yoksa varoluşumuzda daha farklı bir oluşa mı sahip?


Gücün gerçek doğası “dişi” bilincin içindedir. Güç ve dişi bilinç birbirinden ayrılmayan, birbirini tamamlayan iki uyumlu sevgili gibidir.

  • Gerçek Güç kudretini, alıcı, açık, yumuşak ve kırılgan olmaktan alır. Kırılganlık gücün ana bileşenlerinden biridir. (Bkz. blog’dan ilgili yazım: Ne çıkar ateşböceği sansalar seni? )
  • Gerçek Güç, kudretini herşeye rağmen kalbini cesaretle açık tutabilmekten alır.
  • Gerçek Güç, kudretini tüm kırılganlığın ile başını dik tutmandan, kutsal değerlerine sahip çıkmandan ve inandıklarına başlangıçta cılız da olsa tüm kalbinden ses vermekten alır.
  • Gerçek Gücün içinde sevgi, şefkat, merhamet, vicdan, hoşgörü ve anlayış vardır.
  • Gerçek Güç gülümser, gülümsetir.
  • Gerçek Güç gerçeklere ses verir.
  • Gercek Güç, sınıf ayırmaz, şekil şemal aramaz.
  • Gerçek Güç birleştirir, çoğaltır, paylaşır..

Gerçek güç kalp ile zihni bir araya getirendir. Gerçek gücün efendisi kalp, işçisi zihindir.. Sixty-and-Me-3-Reasons-Women-Over-60-Need-to-Think-More-Positively-670x325



Bu dünya ve insanlık, gücün gerçek doğası ile buluşmuş kadınlar ve erkekler tarafından kurtulabilecek ancak. Dişi bilgeliği önce bedenlerinde, sonra içinde bulundukları tüm eko-sistemlere kolaylıkla aktarabilme ve yaşatabilme kudretine sahip olduğu için de kadınlar bu insanlık görevinin yeni liderleri olmakta. Kadın, kendinde bulunan doğal gücünü keşfettikçe, sistemler, kültürler, bakış açıları, yönetme ve hizmet biçimleri değişecek..Savaşlar duracak, akan kan dinecek, çocuklar ölmeyecek, kadınlar katledilmeyecek, yiyecekler saf ve katkısız olacak, toprak ana nefes alacak..

Bilincimizin evrimleşmesinde büyük katkısı olacak olan Kadınların Çağı bu nedenle başladı. İnsanlık için, barış için, huzur için kollarımızı sıvamanın vakti geldi çünkü;

Varoluş kadınla başladı, kadınla sürecek..

İlk iş; güç tanımlarımızı bulmak ve zehirleyen bileşenleri içinden arındırarak, organik bileşenleri yerlerine yerleştirmek.

Sevgi ve şefkat dolu Güç ile kalın,

Bilge