Tüm Yazılar

Dişi Öz’ün Güçlü Kanalı Sukhvinder Sircar Eylül’de İstanbul’da

Bireyleri güçlü bir şekilde kendi derin benliklerini bulmaya davet eden ve yönlendiren, ruhun bilgeliğini, bedenin dengesini, zihin ve kalbi çalışmalarında birleştirmekte usta bir öğretmen olan Sukhvinder Sircar önümüzdeki Eylül ayında, hep yaptığı gibi bir grup kadının daha hayatına etkili ve derin bir dokunuş yapmaya geliyor fakat bu kez karma gruplar için de heybesinde başka sihirli çalışmalarla birlikte…

Sukhvinder, katılımcıları, kırılganlıklarının içinde gerçek hediyelerini bulabilecekleri konfor alanlarının dışına çıkmalarını yumuşak ve güvenli bir şekilde cesaretlendirirken, ilahi dişi enerjinin güçlü bir sesi ve kanalı aynı zamanda. Dünyamıza kutsal dişi enerjinin tekrar doğmasına çok derin ve güçlü bir şekilde hizmet eden bu sihirli kadının çalışmalarını aşağıda bulabilirsiniz.

İlginizi çekiyorsa ve/veya kendinizi çekilmiş hissederseniz oluşacak bu büyülü çemberlerde şimdiden yerinizin hazır olduğuna emin olabilirsiniz.

 

998497_227714034044855_1461329140_nJoyous Woman / Tanrıça Kadınla Buluşmak

18-19-20-21 Eylül 2014
Kadınlara Özel, Benzeri olmayan, kadınları dişi enerjilerinin evi rahimleriyle buluşturan dönüşümsel bir çalışma

Yer: Derin Koçluk, Suadiye, İstanbul

Saat : 09.00 – 18.00

Kapsam;
Bir kadın olarak; İçinizdeki Tanrıça ile buluşacağınız, kutsal dişi ve eril enerjilerinizi gerçek anlamda kucaklayacağınız, kadim bir şifa çalışması olan rahim enerjilerinizin temizleneceği derin bir çalışmaya bu davetiye.

 

Bu 4 günde;

Kendinizi; konuşarak, kadınlığınıza dair derin keşifler yaparak, deneyim yaratan yöntemlerle, paylaşımlarla, beden çalışmalarıyla, dans ederek, meditasyon yaparak, dinlenerek ve nefes çalışmaları yaparak keşfedeceksiniz..

Kayıt ve bilgi için: bilge@mitracoaching.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

Etkinlik Linki için tıklayın.

***

1521517_10152331942503590_2770363492102643740_nRebooting The Root Chakra / Kök Çakraya Yeni Sistemi Yüklemek
24-25 Eylül 2014

Yer :Derin Koçluk, Suadiye, İstanbul

Saat : 09.30 – 18.00

Katılımcı Yapısı : Karma Grup, her kesimden her yaştan yetişkin bireylere açıktır

Kapsam;
Bu çalışmada var oluşun köklerine dokunup, kendi varlığınızın hikayesini yeniden şekillendiriyor olacaksınız. Yaşamınızda yaratmak istediğiniz bolluk, neşe, özgürlük kavramlarına doğru güçlü adımlar atacaksınız.

Çalışma ilginizi çektiyseniz, kök çakrayla ilgili bu bilgilere de göz atmanızda fayda var:

Açık, temiz, sağlıklı çalışan bir kök çakraya sahip olduğumuzda neler oluyor?

-Sağlamlık, içsel güç, canlılık hisleri, dayanıklılık
-Kök çakra ile gerçekte kim olduğunuzla ilgili en derindeki programınıza bağlanırsınız
-Yaratıcılığınızın ana akışı buradan başlar
-Ayakların yere sağlam kuvvetlice basması, yani özgüven, kendini ifade de eminlik, tamlık
-Maddi refahlık, bolluk bereket
-Dengede olan bir kök çakra güvende olduğunuz hissini verir çünkü güçsüz olmakla ilgili korkular aşılmıştır, sevgi ve güven hisleri içeriden doğallıkla gelir

Tıkanıklık olduğunu en basitinden nereden anlarız?

-Hayatın itici gücü hissedilemez. Adım atmada zorlanmalar.
-Sabahları yataktan kalkmak zorlaşır, gün boyunca yorgunluk hissedilir bu yüzden de erken uyuma ihtiyacı görülür.
-Bedende enerji akmaz, canlılık nerdeyse yoktur.
-Hayata karşı korkular, güvensizlik hissi, depresif duygular
-Maddi tıkanıklıklar

Bu sorunlar kök çakra tekrar güç kazandığı zaman yok olur..

Kayıt ve bilgi için: tulin@tulinkahvecioglu.com / Tülin Kahvecioğlu

Etkinlik Linki için tıklayın.

Advertisements
Tüm Yazılar

Sürgülenen Kapılar Açıla

opentheheartdoor

Dişil bilgelik kalbin bilgeliği ile hareket eder. Hayatlarımızda gerçekleşmesini arzu ettiğimiz en derin niyetlerimizin yaratımını el ele, kola kola, diz dize yaparlar. Kalbimiz,  fiziksel varlığımızın sürebilmesi için hayati bir organımızdır ancak “O”; bir organdan çok daha fazlasıdır..

Ruhumuzun evidir, Büyük Ana’nın, Ana Tanrıça’nın evidir. Dişil bilgeliğin öz yuvası rahimden sonra gelen; içinde rahat ettiği, yemeğini şarkılar söyleyerek pişirdiği ve aşını, misafir ettiklerine cömertlikle sunduğu evdir. Evin temiz, canlı, diri olması kapının açıklığı ile bağlantılıdır. Kapı kapalı ise Büyük Ana Tanrıça da dışarıda kalmıştır. Büyük Ana Tanrıça ise yaşamın ta kendisidir. İçinde yaşam olmayan en güzel evlerin bile zamanla eskiyip, dökülmesi gibi ruhun evi de dökülür, yavaş yavaş karanlık çöker, büzüşür, kilitler bozulur, küflenir, kendini hayatın cömertliğine de kapamış olur.

“Bir kişiye, bir olaya, bir yaşanana kapanan kapı aslında tüm dünyaya kapanmıştır. Dışarıda kalan tüm evrenimizdir..”

Bu nedenle kalp kapımızın açık olması hayati önem taşıyor, çünkü;

Onun enerjisi varlığımızın tüm sırlarını saklıyor içinde. Kalbin akılların ötesinde bir matematiği, zekası var.Varlığımızın en derin tarafıyla bağlantı halinde olan kalbimizin yaydığı titreşimler, rezonans alanı bugün Stanford Üniversitesi’nde Institute of HeartMath‘da inceleme konusu.

Yaşanılan acılar, travmalar, hayal kırıklıkları, sevgisiz ortamların varlığı kapıyı sürgülememiz için yeterince güçlü sebepler ancak tüm bunlara rağmen kapıları kapatmamak ise ruhlarımızın ev ödevi. Paradox işte!

Sürgüyü herhangi bir sebepten ötürü çektiğimizde neler oluyor peki?

  • Hayatın sürpriz/tesadüf diye adlandırdığımız mucizevi oluşumlarına da kendimizi kapatmış oluyoruz.
  • Hayatla akış içinde olmakta zorlanıyoruz. Akışın hediyelerini almayı reddetmiş oluyoruz.
  • Arzularımızı sadece zihinle, kontrolümüz dahilinde yaratabileceğimize inanıyoruz. Zihinden yarattığımız her şey dualiteyi beraberinde getiriyor. Dolayısıyla hiç bir zaman tatmin olmuyoruz.
  • Doğayla, canlılarla, insanlarla bağlantımız kopuyor. Görünenin ardındaki gerçekliği göremez oluyoruz. Kalp gözümüz kapanıyor.
  • Canlılığımızı, derin duygularımızı hissedemiyoruz, bir nevi donduruyoruz kendimizi. Fiziksel rahatsızlıklarımıza temel oluşturmuş oluyoruz. Özellikle kalp rahatsızlıkları genelde kapıların uzun bir süre kapalı kalmasından kaynaklanıyor.
  • Kolaylıkla yargılıyoruz, suçluyoruz.
  • Stres, olumsuz duyguların etkisine çok çabuk giriyoruz.

ve en en önemlisi “Kalbimizin Bilgeliğinden”, “Saf Yaratım Gücümüzden” ve “Canlı bir Hayattan” kendimizi mahrum bırakıyoruz. 

Photo: flatworldsedge
Photo: flatworldsedge
Kalbin kapılarını açmanın en güçlü iki anahtarı “affetmek ve şükretmek”.

İçinden geçtiğimiz çağ dişi bilgeliğin, kalpten yaşamanın zamanı, ona uyumlanmak, kapıdaki sürgüleri açmak ise bizlerin özgür seçimi.

Biz seçmiyorsak hayat bize o kapıyı açmamız için gerekli uyarıları gittikçe artan bir şiddet ile gönderiyor ve göndermeye devam edecek.

 

 

O nedenle yol yakınken, hala zamanımız varken kapıların sürgüsünü kaldıralım, anahtarlarımızı kullanalım, ödevlerimizi yapalım..

Kalbimden kalbinize,

Bilge Inal