Tüm Yazılar

Kalbinin Şarkısını Söyleyenler ile Yeni Bir Dünya Geliyor

404aa0f46b9b8b4e7c65c2cc58fb8296

‘Dünya’ nereye gidiyor? Ya ‘Biz’ nereye gidiyoruz?

Sistem değişiyor, çekirdek inançlar dönüşüyor, temel değerler eviriliyor, korkular ve eskiden endişe etmeye meyilli olduklarımız anlamını yitiriyor..Bu böyle ol-mali dediklerimiz bilincimizde esniyor, kendini yeni olasılıklara açıyor. Hayatlarımızda başka seçimlerin de var olabileceğini fark ediyoruz gün be gün. Fakat bunu nasıl yapacağımızı nereden başlayacağımızı bilmiyoruz çoğu zaman. Ya da sabırsızlığımız doğmakta olanın önüne geçiyor.  

Neyi gerçekten seviyorum, ne yapmaktan hoşlanıyorum, ne bana kendimi iyi hissettiriyor, kalbimi dolduruyor, yaparken zamanın geçmesini beklemek yerine zaman benimle birlikte akar oluyor, zamana dost olduğum neler var hayatımda? Peki ya, zamanı dost edindiğim hali hazırda ki şarkımı daha berrak ve belirgin nasıl söyleyebilirim? Belki de şu aralar pek çoğumuzun sorduğu sorular.

Zamanı gelmeyen soru kendini açmaz bizlere, zamanı gelen soru ise cevabini bize sunana kadar bırakmaz yakamızı. Kalbinin şarkısı ise yakamızı bırakmayan o kadim sorunun cevabıdır aslında.

Şarkıyı duymak hayatlarımızı gerekli gereksiz dolduran gürültünün içinde biraz zor olsa da, eğer vakti gelmişse, o gürültünün içinde bize varlığını hissettirir. Kendini duyurmadan edemez. Gittiğimiz yer çok açık, kalbini dolduran meslekler, iş alanları yaratmak, içine ruhu uflediğimiz bize anlam katan şeyler yapmak. Bu bir çiçekçi dükkanı olabilir, bu bir masa bası iş olabilir, bu bir yöneticilik pozisyonu olabilir, bu ‘her şey’ olabilir. Bu ‘her şeyin’ içinde kalbim sağlıklı atıyor mu? Dişil değerleri kendime güç katmak icin nasil yanıma alabilirim? Feminen liderliğimi zihnimden kalbime, bedenime nasıl indirebilirim?

Bulunduğumuz sistem gücü sağlıksız eril değerler üzerinden bize empoze ederken, kalbinin şarkısı ile yaşamda var olmak ayakları daha yere basan, ne yaptığını iyi bilen ve çoğulu gözeten bir güç verir bizlere. Bu güç yumuşaktır, tanrısal fantazilerle işi yoktur, naiftir, neşelidir, biri bir diğerinin üstünde değildir, hiyerarşi yerine karşılıklı hürmet vardır, ayni zamanda bilgedir, paylaşımcıdır.

Şu an hangi konumda olursanız olun içine bir miktar ruh üfleyebilirsiniz, kalbinizi dolduracak o şarkıyı duyup dünyada kendinize ait muazzam bir bahçe yaratabilirsiniz. Hiç bir an yeni seçimler yapmak için geç değildir ve her şey zamanında olur, yeter ki artık kalbinizi dolduran o tohumu bulun ve öz disiplinle onu her gün sulayın. 

Dişi Bilgelik® Kadın Dönüşüm çalışmalarım ise benim kalbimin şarkısı. Değil kurumların, kadınların bile ‘dişi’ kelimesini kullanmaktan kaçındığı, çekindiği bir ortamda kendi kalbimin şarkısını söylemek her zaman kolay olmadı. Bildiğim tek bir şey vardı, beni ne dolduruyorsa ben de onunla dünyayı doldurabilirdim, yollarına eşlik ettiğim tüm bu kadınları ancak beni dolduran ile  doldurabilirdim. Kalbinin Şarkısı ile Özgürlüğe Kanat Aç programımın bu nedenle yeri farklı. Dişi bilgelik prensipleri ile kendi yolculuğumda damıttıklarımı harmanladığım, Dharma’nın yasalari ile yolda kararlılıkla kalmayı ve içeriden güçlenmenin anahtarlarını aktardığım yoğun ve dönüşümsel bir program. Tam yaza girerken taze hava ile psişemizi havalandıracağımız Çatalca’ da bir çiftlik evinde, kendi kalbimizin şarkısına kapanacağız, hayallerimizi limitleyen benliğimizin ayrık otlarını ayıklayacağımız, ruh gücümüze gelmek için pek çok dişil prensipte derin çalışma yapacağımız bir 2,5 güne davet ediyorum sizleri. O halde;

  • Yaratıcı özgürlüğünüze susadıysanız,
  • Sevdiğiniz uğraşı, kalbinizin şarkısı ile hayatınızı yeniden yaratma arzusunda iseniz,
  • Cesaretinizi ve içsel gücünüzü alevlendirip yaşamınızda adımlarınızı atmak istiyor iseniz,
  • Kalbinizin şarkısını derin kadınsı benliğinizin rehberliğinde dinlemeye hazır iseniz,
  • Korkularınızı dönüştürüp kartal kanatlarınızı aktive etmek ve onları genişçe açmak istiyor iseniz,
  • Bağımsız feminen özgürlüğünüzü adım adım yaşamınıza geri çağırmak istiyorsanız,
  • Zaten açmış olduğunuz kartal kanatlarınızı güçlendirerek kendi gökyüzünüze yükselmek istiyorsanız,
  • Tüm bunlara ek olarak işinize ruh katma ihtiyacında olan bir girişimci iseniz bu program sizin için. Yerinizi  şimdiden ayırtın.

mischa1

Peki, son söz olarak görünenin aksine dünya nereye mi gidiyor?

 

Hızla kalbinin şarkısını söyleyen insanların çoğaldığı, onların dolduracağı kurumlara, pozisyonlara, onların yeniden yazacağı sistemlere, yaratıcı armağanlarını dünyaya sundukları ve bundan beslendikleri, hayatlarını kazandıkları ve kazandırdıkları bir gerçekliğe..

‘Kendi Hayatlarını Kazandıkları’ bir gerçeğe..

 

Sevgi’liye şarkı ile,

Bilge Inal
*Bağlantılı diğer yazılar
Tüm Yazılar

Yaratici Sesimizin Nazgul’leri

fantasy_art_horses_nazgul_ringwraith_lord_of_the_rings_online_1920x1080_wallpaper_wallpaper_1680x1050_www-wallmay-net_-_copy

Sesimiz bizim kim oldugumuzu yansittigi gibi, yaratici dogamizin da dunyaya kendini sunus bicimidir ayni zamanda. Sesimizin tonu, titresimi, karsi tarafa gecisi bize derin psisemizde nelerin rahat ve akici oldugunu, nelerin ise yeniden duzenlenmeyi, tasnif edilmeyi bekledigini, elenmesi gerektigini gosterir. Ve hatta sesimiz toprak altinda gomulu, kesfedilesi altin hazinemize giden haritamizi da sunar. Disari duyurdugumuz sesi ve icimizde konusan seslerimizi yakindan dinlemek, onlari birbiri ile uyumlamak pur bir dikkat, ayirt edici farkindalik ve emek ister. Orjinal sesimize dogru yola cikmak bireylesme yolculugumuzdur, yaratici hayatimizin yoludur ve yokuslari, engebeleri, dikenleri de olsa yurumeye deger bir yoldur. Sesimizin yolu, icsel atesimizi harlatan, hayatimiza ileri-hareketlilik getirecek olan yoldur.

Sesimizi dunyaya pek cok yolla duyuruz. Konusarak duyurdugumuz gibi; isimizi kurarak-hizmet vererek, hizmet ederek, projeler ureterek, yazarak, sanatla ugrasarak, dans ederek, sarki soyleyerek, cocuklarimizi buyuterek, sevdiklerimize sevgimizi gostererek, yardim ederek, keyif aldigimiz bir alanda yaratici calismalar yaparak dunyaya sunuyor olabiliriz, ornekler saymakla bitmez cunku ‘ses’ her yerdedir. O sadece kendimizi duyurmak icin iletisim aracimiz degil, hayallerimizdir ayni zamanda; yeterince kullanmazsak da duslerimizi canli gomdugumuz bir mezarliktir. Kendimizi ifade ederken, farkinda olmadan sesimizi kanalize ettigimiz her sey ile dunyamizi yaratiriz. Ve, sesimiz ben’den arindikca, sesimiz O’na yukseldikce, sesimiz Biz’le kuvvetlendikce yani icimizde yanan atesimizle hizalandikca yaratici dogamiza genisleriz; genisledikce de golgeler diyarindan kara buyucu Sauran’un hizmetkarlari ‘Nazgul’lerin korkutucu, pasiflestiren, canli atesi sonduren ziyaretlerine maruz kaliriz.

Peki, kimdir, nedir bu Nazgul’ler?

Yuzuklerin Efendisi oykusunu bilmeyenler icin; oykunun icinde gecen kara buyucu Sauron’un hayaletleri, kara hizmetkarlaridir onlar. Daha cok guc icin, onlara verilen yuzukleri sorgusuzca alip, karsiliginda hayat isiklarini (canli parcalarini) vermislerdir buyucu Sauran’a. Birer hayalet olarak ne canlidirlar artik, ne de olu. Insanlarin hayat isigini calan bu kara hayaletler, ataerkil duzenin guc yuzuklerine, onun insanliga idealize ettigi guc-degerler-inanclar dizisine benzerler. Onlar bize nesiller boyu, atalarimizdan, kulturumuzden, ebeveynlerimizden, egitim sistemizden, ogretmenlerimizden bilincdisindan aktarilan ataerkil duzenin ‘ruhu yok sayan’ degerleri, idealleridir. Bu ideal degerler her ne kadar yeniye, modernlige, degisime acikmis gibi gorunse de, bilincdisinda kendine benzemeyeni dislayan, ozgun olani yargilayici, degisime direncli, sahiplenici, yok edici veya asiri koruyucu sevgi bilincine sahip, mukemmeliyetci, gucu kalp yuzugunde degil, zihinde idealize ettigi yuzuklerde arayan, her rengi yelpazesinde barindiriyormus gibi gozukup, aslinda sadece siyah ve beyazin renkleridir onlar. Bu yuzukler ruhu kaybetmis ataerkil erilin ve disinin yuzukleridir. Ruhdan degil korkudan beslenen kolektif ataerkil bilincin yuzukleridir.

(Youtube Video: Yuzuklerin Efendisi Nazguller’in kim olduguna dair bir sahne)

Nesilden nesile aktarildigimiz bu guc yuzukleri ebeveynlerimizin psiselerinde yasadigi gibi bizim icimizde de yasar. Bilincli farkindaligimiz ve bilincdisimizin golgeleriyle yuzlesme cesaretimiz yok ise, orjinal ruh sesimizi bu yuzuklere feda ettigimiz cansiz bir yasam surer gideriz.

Jung psiko-analisti Dr. Clarissa Pinkola Estes ve Marion Woodman, yaratici sesimizin kendi rengini bulmasini ve kuvvetlenmesini engelleyen, psisemizde ki bu nazgullerden ortak dilde soyle bahsederler. Icsel nazgullerimiz, bilincdisi alanimizda ataerkil deger ve idealler ile beslenen ve yasamini surduren kara hayaletlerimizdir. Onlar, ruhun sesine izin vermek yerine bu idealize edilmis fikir, inanc ve degerlerin seslerine izin verir cunku zaten ruhun sesini duymaz, ona sagirdir. Yaratici atesimizi yakmamiza yardimci olmak yerine, aksine sonduren ve sesimizi kisan da, bilincdisindan bize cocukluktan itibaren aktarilmis negatif ataerkil ebeveyn kompleksimizdir. Yani, icsellestirdigimiz, kolektif ataerkil anne ve babamizin sesleri. Ebeveyn ve ogretmenlerimiz tarafindan, henuz cocuk bilgisayarimiza ruhun (kalbin) sesine sagir, prototipler uretmeye programlanmis ataerkil ideal ve degerlerin yazilimi yuklenir. Yetiskinlikte ise yazilimi guncellemedigimizde kendi ozgun sesimizi bulmakta zorlanir, her bulmaya kalktigimizda ise eski yazilimin Nazguller’i bizi avlamaya gelir.

screen_shot_2011-08-26_at_111136_am

Yaratici hayatimizin isigi, kendi altin madenimizde orjinal sesimizin titresimini barindiran kendi yuzugumuzdedir. Nazguller’i yani cocukluk-ergen yillarimizda icsellestirdigimiz negatif ebeveyn komplekslerimizi dikkatle inceleyip, bilincdisi mahzenlerimizden onlari isiga-bilincimize cikarana kadar sesimiz kisik, titrek ya da fazla bagiran, sert, kaba, fazla yumusak ya da asiri uyumlu, catalli, akordsuz kalmaya mahkumdur. Hatta hatirlamadigimiz bir gunde, cocuk ruhumuzu terk edisimizden kaynakli duyamadigimiz yaratici sesimizin istirabini bagimliliklarimizla da (sigara, alkol, sex, alisveris, yeme bozukluklari – asiri yeme, az yeme, tatliya duskunluk -, iskoliklik, ruhu beslemeyen her tur aktivite vb.) dindirmeye calisiyor da olabiliriz. Onu kesilmis yaratici ses kendini bagimliliklar uzerinden yasatmaya, sesini duyurmaya devam etmek zorundadir.

Negatif anne kompleksi ‘yapamazsin (beceri), bu senden buyuklerin (otorite) isi ya da guvenli degil (hayat), cok uzaklasma disarisi tehlikeli (negatif kordon bagi)’ derken, negatif baba kompleksi ise yaptigini (urunu), ortaya cikardigini begenmez (yeterlilik), elestirir ve hep daha mukemmelini (ulasilmayacak kadar mukemmel baba) arzular. Oysa, bizim sesimiz duslerimizde tam istedigimiz gibidir ancak hayata gecirmekte zorlaniriz yada hic denemeyiz bile.

Cunku bu gizli negatif komplekslerimiz, orjinal sesimizi ve yaratici dogamizi koruyucu otoritesi ile bir sekilde bilincdisi alanimizda bastirir.

Negatif icsel anne; bunu yapamazsin, kimse seni dinlemeyecek (ozdeger) derken, negatif baba bunu yapabilmek icin daha cok diplomaya, sertifikaya, rutbeye (hiyerarsi- statuko) ihtiyacin var der. Yetiskin-cocuk, kisirdongusunun mahzenlerinde icsel negatif anneyi daimi memnun etmeye (pleasing mother), negatif babaya da surekli kendini, basarisini, yeterliligini ispat etme (performing father) cabasindadir. Kisi, bu durumdayken orjinal sesini ya hic bulamaz ya da ortaya cikarmakta cok zorluk ceker cunku iceride, kendi altin madenine dogru her ileri adiminda, ona nazgulleri gonderen bir negatif ebeveyn kompleksi kara buyucu Sauron’u (bilincdisi) vardir.

Burada hepinizin de anlayacagi gibi, bu yazinin amaci ebeveynlerimizi suclamak degil, parmagimizi onlara cevirmek hic degil, bu bizleri ileri tasimaz aksine daha cok kayboluruz, bildiginin en iyisini aktaran bu farkindaliksiz sevgiye ihanet etmis oluruz.  Nesiller boyu, ogrenilmis ataerkil anne ve baba modelinin ideal ve degerlerini dolduran bilincsiz bir aktarimdan bahsediyoruz. Hatirlamamiz gereken, onlarin da ataerkilin bu guc yuzuklerinden nasibini almis olduklaridir ve icine dogdugumuz ailede ruhumuzun kendi yaratici yolunda sectigi dersler de vardir.

Bu nedenle; kendimize isik tutacagimiz yer, bilincdisi alanimizda Nazguller’imizi aramak olmali. Onlar, ruhumuzu isittigimiz yaratici sesimize en yaklastigimiz yerlerde cikagelirler. Geldiklerinde ise korkup kacmak veya bir cocugun yaptigi gibi gozlerini yumup gitmelerini ummak yerine onlari donusturucu atese sunmali, bilincdisimizda, negatif ebeveyn komplekslerimizi, eslikci-ogreten ebeveynler ile yer degistirmek olmali.

6c39bd_917ac2bf0c004ecab32c2a8f17dfabd1mv2-jpg_srz_876_582_85_22_0-50_1-20_0

Yaratici sesinizi bulmakta, duymakta veya onu guclendirmekte zorlaniyorsaniz, hayatinizin ciceklendirmek istediginiz bazi alanlarinda patinaj cekiyorsaniz icinizdeki Nazguller’e bakma zamaniniz gelmis demektir. Midemiz agridiginda nasil ki bir doktora gorunuyor, bir uzmanin yardimini aliyoruz, negatif ebeveyn kompleksi ile calismak icin de isinin uzmanindan bir yardim alabilirsiniz. Camurda (bilincdisi alaniniz) patinaj ceken arabayi (bireylesme yaratici yolculugunuz) tek basiniza kaldirmaniz cok zorlayici olabilir ve hatta buna gucunuz yetmeyecegi gibi, yaratmaya kanalize etmeniz gereken enerjinizi de gereksiz yere tuketmis olursunuz.

Yardim almaktan geri durmayin. Cunku bakin ne diyor Dr. Estes;

Negatif ebeveyn kompleksimizle cok uzun sure bir arada kalirsak, hayatlarimiz ve disavurum yeteneklerimiz birer golgeye doner ve guclenmek yerine yetersizlesiriz. Canli enerjiyi baskilar ve ona hic hayat hakki tanimazsak ne olur? Yanlis ellerdeki buyulu corba kazani gibi buyur, buyur ve buyuuuuurrr ve sonunda patlar. Icindeki ise yarar her sey yerlere sacilir. Demek ki nazik koruyucularimizin geri cekilmesi gerektigini gorebilmeliyiz.

Iste bu yuzden yaratici sesimizin yolunda sonmus atesimizin onunde duran nazik koruyucularimiz ile yeniden tanismamiz, kendi atesimizi sahiplenmemiz, cocukken bize verdikleri guc yuzuklerini iade edip, kendi madenimizdeki altin yuzugumuz ile hayat isigimizi yeniden ruhumuza uflemeliyiz.

Yaratici Hayatlara, Yaratici Seslere..

Bilge Inal

 

Not: Bu yazimi hazirlayisim Amerikan Baskan seciminin arifesine denk geldi ve ben  yazimi yayinlamadan once baskan Trump secildi. Kolektif eril Nazgul’e canli bir ornek geldi. Yazida bahsi gecen ataerkil baba figurunun kolektif bilincdisi disavurumudur Trump.  Kolektif bilincdisinda (golgede) ataerkilin idealize degerlerini paylastigimiz asikar. Kendi yaratici sesini bulamamis bir ulus onu yonetecek ataerkil bir ebeveyn (otorite) babaya oyunu verdi ve basa getirdi. Tum dunya uluslarina hayirli olsun..Yasayacagiz, gorecegiz..

Tüm Yazılar

Bugün’de Yasayan Geleceğin Kadın ve Erkeklerine

img_6076

Disi Bilgelik yolculugumun bu sefer ki duragi yeniden Hindistan idi. Yolun sundugu, gelecegin kutsal kadin ve kutsal erkeklerini bekleyen yeni ‘kutsal’ dunya icin sindirdiklerimi ve halen sindirmekte olduklarimi paylasmak istiyorum.

Ucakta donerken izledigim bir filmin repligi, bana Disi Bilgeligin neden beni bu uzak etnik dogulu kulture cektigini de hatirlatti. Diyordu ki; ‘Buyuk bilgiler mutevazi koklerden cikar’..

Hindistan buyuk ve derin bilgilerin; sistem, din, dil, irk, hiyerarsi, diploma, etiket, kural, sinif, duzen tanimadan, herkese acik olarak ciktigi ve bunun comertce paylasildigi mutevazi kokleri olan bir kara parcasi. Dunya uzerinde yolu ‘Bilgelik ve Sevgi’ olan pek cok insanin gectigi derin, dogulu, etnik bir kultur. Belki de kimbilir, o yuzden orasini ikinci bir ev gibi hissediyorumdur. Ilk gidisimden beri hic yabancilik cekmedigim ve bir o kadar da buyudugum kulture yabanci. Beni her gidisimde kollari acik bekleyen gunesi dev ulke ve o ulkenin gonlu bol, misafirperver, bilge kadinlari ve bilge erkekleri..

img_6012

Kadinlara actigi, donusumsel inziva ve cemberlerinde feminen bilisi yuksek bilinc, derin maneviyat ve sifa ile bulusturan kiymetli ogretmenim Sukhvinder Sircar’in; ilahi disinin bilgeliginde derinlesmekte kararli, onu dunyaya daha cesur ve ozgun bir sesle gostermeye hazir kadinlari bulusturdugu, bugune degin yaptigimiz calismalardan daha farkli ve daha derin bir inziva-cemberde bulustuk bu kez, Hindistan’in Kalkuta sehrinde. Kendi ozgunlugunde BIR’lesme yolculugunda kararlilikla yuruyen ‘Bilge Kadinlar Cemberi’.

Sadece rahiplerin ve bilgelerin kaldigi enerjisi oldukca yuksek bir ashram’da gecirdigimiz bu 4 tam gunu; 4 yil gecmiscesine yogun ve uzun yasadigimiz bu ‘zamansiz’ disil alani kelimelere sigdirmak mumkun olamayacak, muazzam bir icsel deneyim-bilgi alisverisi ve bilis bombardimani. Elimden geldigince disi bilgeligin penceresinden bizi bekleyen yeni dongumuzu asagida aktarmaya calisacagim.

***

Kadin ve erkek olarak yasam kosullarimiz, icsel cekismelerimiz, yasamda var olma mucadelemiz, mutsuzluklarimiz, sevilme-gorulme ihtiyacimiz, kalabaliklarin icinde ve belki ailemizin, en sevdiklerimizin bile yaninda hisettigimiz derin yalnizligimiz, kisaca kendimizi arayisimiz, sebebi her ne olursa olsun, gittikce artan icsel ihtiyac ile birlikte gelen disi ve eril farkindalik, olusan kadin cemberleri, simdilerde baslayan erkek cemberleri, feminen – maskulen odakli yaklasimlar, olusmakta olan yeni surecler ve bu alanda saymakla bitmeyen yeni, farkli, yaratici calismalar..Ne kadar cok artti degil mi?

Artacak da, cunku cok derin bir yerde hem kadinin hem erkegin kendini, enerjisini, nedenselligini daha iyi anlayip, icinde BIR’lige gelebilmesi icin disi ve eril enerjisini tanimaya, anlamaya, sonrasinda sifalandirip donusturmeye ihtiyaci var. Ilahi Disi’nin kolektif bilincimizde, Aralik 2012 itibariyle yukselmeye baslamasi, gecen yil Ilahi Maskulen’in ona katilmasi ile ‘Kutsal Birlige~Dengeye’ dogru yol almaktayiz. Ilahi Disi, bugune kadar kadinlarin bedenlerinde, farkinda olmadan rahimlerinden hisettikleri cagri ve bu alana katilimlariyla bugunlere hazirlik safhasinda idi, erilin de kalbindeki derin cagriyi duyabilmesi, butunluk ve sagliksiz maskulenin sifasinin baslayabilmesi icin kolektif bilincte once sagliksiz disilin sifalanmasi gerekiyordu.

Soracaksiniz, peki sagliksiz disi sifalandi mi diye? Tam olarak sifalansaydi sanirim su an cennet gibi bir dunyada yasardik. 5000 yillik ve daha da geriye uzanan yeraltina itilmis, baskilanmis, siddet, aci, tecavuz gormus, korkudan sinmis, saklanmak zorunda kalmis, bu yuzden entrikayi, manipulasyonu, sevgisizligi, degersizligi oldukca yogun deneyimlemis bir disil enerjiden bahsediyoruz. Ancak geldigimiz noktada disil bilincte farkindalik calismalarinda belli bir seviyeye ulastik ve simdi bir donum noktasindayiz. Burasi, Sifir (0) noktasi. Ilahi Disinin 2012’de gezegende baslayan ilk dongusu kapandi, simdi ikinci dongu icin haziriz. Bu kez Ilahi Maskulen ile el ele.

Bu ne demek?

Rahimlerinde uyanan kadinlar kendi icsel butunluklerinde feminen oz’lerine dogru yol alirken, simdi ise kalplerinde uyanan erkeklerin kendi icsel butunluklerinde, maskulen oz’lerine dogru yuruyuslerine sahit olacagiz. Zaten yolda yurumeye baslamis erkeklerin sayica arttiklarina, oncu erkeklerin diger erkeklere butunluk yolculuklarinda yoldas olmalarini izleyecegiz. Son yillarda, kadinlar arasi ‘Kizkardesligi’ (sisterhood) ogrenen ve halen ogrenmeye calisan bizlerin deneyimledigi gibi, erkekler de gercek anlamda ‘Erkek Kardesligi’ (brotherhood) deneyimliyor olacaklar. ‘Yuksek Bilinc ve Sevgi’ odakli bir insanliga gidisin somut adimlari bunlar. 2012’de, ‘Butun Insan’a dogru derin bir sifa baslatan disiye maskulenin somut adimlari, kosulsuz destegi, sevgisi, koruyuculugu ve ileri hareketliligi eslik edecek.

Kutsal Bir’liktelik ~ Denge

Yeni Dunya’da; ilahi disinin baslamakta olan ikinci dongusunde erilin disiyi onurlandirilisina her yonden sahit olacagiz. Kadin ve erkek icsel butunlugunu kucakladikca, ataerkilligin kodladigi iliskiler zemininde dengesiz, korkudan, şiddetten, eski sagliksiz ogretilmisliklerle ve en onemlisi kendine-sevgisizlikten beslenen iliski modellerinin, sevgiyi desteklemeyen inanclarin yikimini gorecegiz. Yerine, sevginin bir digerini her seyden ve herkesten bagimsiz, ozgurce, oldugu gibi sevdigi, disinin ve erilin birlikteliginde sadece cocuk degil, arinmis saf sevgilerinden ve birbirlerinin ilahi ateslerinden aldiklari guc ile birlikte yaratim yaptiklarina, dunyaya ortak kutsal hizmetlerini de getirdiklerine, yeni ve ilahi iliski modellerinin olustuguna tanik olacagiz. Bu kutsal birlesmeyi yasayan ilahi ciftlerin varligina yavas yavas tanik olmaya basladik da.

Onlarin birlikteliginde paylastiklari bu ilahi sevgi, girdikleri alanda karsilastiklari herkesi besleyecek, sadece sevgileri pek cok insana sifa olacak.

a21cfba2a80afc5ce3a27e780bdbeb71.jpg

Gezegenin, kadinlarin oz degerlerini ve oz sevgiyi, maskulene olan derin saygilarini, icsel guclerini hatirlamalari kadar erkeklerin de bagimsiz ozgurluklerini, gercek maskulen ozlerini ve dunyayi iyilestirebilecek kadar genis kalplerini, disiye duyduklari derin sevgiyi ve ozlemi hatirlamalarina ihtiyaci var.

Yonumuz ‘Denge’ ~ Disi ve Erilin BIR’likte Yukselmesi, Tek Vucut, Tek Yurek. Kutsal Bir’liktelik…

Sunu animsatmakta fayda goruyorum, yazinin icinde eril ve disiyi kullandigim her yeri cinsiyetten bagimsiz, hem kolektif hem de sizi olusturan bireysel enerji olarak alin lutfen. Kadinlar var eril enerjisi dogallikla on planda, erkekler var disi enerjisi dogallikla yuksek. Eril enerjisi yuksek bir kadin halen bir kadin oldugu gibi, disi enerjisi yuksek bir erkek de halen erkektir. Yaradilisimiz birbirinden farkli oldugu kadar, birbirine yakinda olabilir. Siz kendinizi hangi enerjiye daha yakin hissediyorsaniz onu alin.

Kalbinin Sarkisini Soyleyen Ozgur Kartallar

Yeni Dunya’da ozgun seslerin yukseldigini duyacagiz. Ama once kendi kalbimizden gelen muzigin sesi bizi saracak. Korkularimizdan oturu kulaklarimizi kapamis olsak da, onu duymamazlik edemeyecegiz. Dunyanin, cocuklarin, doganin, agaclarin, irmaklarin, daglarin kalbinin sarkisini soyleyen kadin ve erkeklere ihtiyacinin oldugunu anladigimizda, muzigin evrensel, ilahi ve sifa dagitan dili her kosede bizi bulacak.

Yureginizin sarkisini dinleyin, onun notalari sizi ruh ailenize, aski, sevgiyi, bereketi, iyiligi, guzelligi, evrensel faydayi yaratacaginiz kisi, durum ve topluluklara goturecek.

fullsizerender

Bu derin bilis bize kendini, Kalkuta’da Botanik bir bahcede korumaya alinmis kokleri topragin ustunde buyuyen yaklasik 250 yasinda yasli bir Banyan Agaci’nda acti. Oraya varmadan tam bir hafta once, bunlarin hicbirini bilmeden icimde yukselen bir ic sezis ile actigim, ‘Kalbinin Sarkisi ile Ozgurluge Kanat Ac’ programimi yeni bitirmistim. Ve bu bilgi geldikten sonra kalbimin nasil neseyle dans ettigini tahmin edebilirsiniz sanirim. Disi bilgelik sezgilerini yakindan dinler, kalbinizin sarkisi da kendi ic bilisinizle, sezginizle dinleyebileceginiz bir sarkidir. O ezgiyi, eski sistemin kuflenmis kurallari, kibiri, desteksiz inanclari, ogrenilmis koseli kaliplari begenmeyebilir, dinlemeye deger bulmayabilir, elestirebilir, yargilayabilir, burun kivirabilir. Hevesiniz kirilmasin. Ic sezginiz sizin en yuksek rehberiniz olsun. Yeni Dunya’da ona cok ihtiyaciniz olacak. Ve siz onu dinledikce Yeni Dunya size kollarini daha da acacak. Yuzde yuz destekleniyoruz. Guvenin.

Son olarak, ilahi disinin ve ilahi erilin icsel butunlugu, gonul birlikteligi, derin sevgileri once kendinizle olan iliskinize, sonra ikili iliskilerinize, kalbinizin sarkisi yasaminizi yasama seklinize, calisma sureclerinize yansiyacak ve icinde oldugunuz tum sistemlerde kendini gosterecek. Tam ve Butun Insanin, kalben acikligin, sevginin, sayginin, butunun iyiliginin her zaman gozetildigi bir dunyaya yuruyoruz. Biliyorum, bazilarinizin onunde tunelin sonu halen karanlik, inanmak isteseniz de gordugunuz gerceklik buna izin vermiyor. Anliyorum..

Size sadece sunu soyleyecegim;

Inanmak Gormektir ve Gordugunuz de Her Zaman Inandiginiz Degildir.

Bu yeni ve ilahi gercekligi tum yasam alanlarimiza tasiyacak olanlar bizleriz. Bu yuzden buradayiz, bu yuzden bugun, su an bu satirlari okuyorsunuz, bu yuzden yazinin bu kutsal alaninda siz ve ben tanisiyor, birbirimize selam ediyoruz.

Kutsal Kadin ve Kutsal Erkek zamanimiza tam olarak demirledi ve bizlerle birlesmeye, ilahi kanatlarimizi ve kalbimizi acmaya hazirlar. Onlar burada, tam yuregimizin dibinde..Evet deyin yeter. Evet. Simdi.

Saglicakla ve Sevginizle kalin,

Disi Bilgelik ile,

Bilge Inal