Tüm Yazılar

Kaosun İçindeki Düzen


Geçmekte olduğumuz sürece ilişkin; bireysel iç dünyamızdan, toplumsal sistemlerimize yansıyan feminen ve maskülenden derin bir bakış..

***

Kaos dişinin niteliğidir, kaosun icinde, eril niteliği ile ilahi düzeni kurar. Bu kaos onun ‘şeyleri’ daha net fark edip ayirt etmesini sağlar, diğer bir deyişle kaos gerçek bir ‘ayiklamaya’, ‘temizliğe’ alan acar, saf ve hakiki olani yaratir.
Ataerkilin sağlıksız erili kaostan korkar cunku o, duzensizdir, karanliktir, bilinmezdir. Tek bildiği yöntem onu kontrol etmektir. Eril, kaotik dişiyi ‘uyumlu ol, itaat et, geride dur’ alt mesaji ile kontrol etmek ister.

Kutsal eril ise dişinin kaosuna tapar. Cunku o eril, ölümle yüzleşmiş olandir, ışığın degerini bilendir, korkusu vardır fakat cesurdur.

Kaosun icine korkusuna rağmen dalar, bilir ki orada karanlikta parlayan bir mücevher saklidir.

Dişi bilgelik ile,

Bilge Inal

Advertisements
Tüm Yazılar

Yasamin Kutsalligina Dair..

Atina, Yunanistan
Atina, Yunanistan

 

“Yasamin kutsalligini fark ettigimizde onemli bir sey olur. Icimizdeki kutsal, yasamdaki kutsalla iletisim kurmaya baslar. 
Yasamin kutsalligini bilmek her seyi degistirir. Baskalarina, kendinize, dunya uzerindeki her seye nasil davrandiginizi degistirir. Yasamdan ne istediginizi ve yasama nasil verdiginizi degistirir. Bilincinizi ve bedeninizi de degistirir. Bu dunya’da nasil yasadiginizla ilgili herseyi degistirir. 

Donusturme gucu muazzamdir. Rekabeti gereksiz hale getirir ve cikarciligin sacmaligini ortaya cikarabilir. Kotuye karsi iyinin ve suna karsi bunun sevilmesini curutur ve sizi her seye ait olan yasamin tek ozune tasir. Yasamin kutsalligini kabul etmek zorlugu yok etmez ama anlamini aciga cikarir ve katlanilmasi zor olan seye isik tutar.

Yasamin Kutsalligi, Ilahi Disil’in yanidir. 

Kadinlarin dogustan gelen en buyuk ruhsal yeteneklerinden biri, yasam hakkinda bilgi kazanmak degil, yasamin kutsalligini suregelen bir sekilde nasil surdurdugudur.”

~Hilary Hart

*Bu fotografi yasamin kutsalligini fark eden ve onu doganin her yerinde goren, yasatan guzel kizkardeslerimden Gonca Papasotiriou cekti. Yer, Atina.

Tüm Yazılar

Dişi Bilgenin Yolu ve Vahşi Doğa

Haftaya, çağrısını duyan ve onu kabul eden kadınlarla Dişi Bilgeliğe doğru yola çıkacak mistik bir trene bineceğiz. Tren benzetmesini seviyorum çünkü aynı tren yolculuklarında olduğu gibi çeşitli istasyonlara varacağız. Kimi zaman derin vadiler üzerine kurulmuş köprülerden geçeceğiz, kimi zaman yeşil bir ormanın içinde büyülenerek geçeceğiz, kimi zaman bozkır topraklarda toprağın ve güneşin en çıplak halleri ile kavuşumuna tanık olacağız.

 

Photos by Oleg Gordienko
Photos by Oleg Gordienko

“Dişi Bilgelik böyle bir yolculuk..

Sonun başlangıcı, başlangıcın sonu..”

Kutsal Dişi, İlahi Dişi hepsi aynı yolun farklı ifadeleri..

Dişi Bilgeliğin yolu, dünya üzerinde yaşayan tüm kadınlara açıldı. Fakat bu çağrı kademe kademe yayılırken, aynı zamanda çağrılan kadının kendi akışı içinde hazır oluşu ile de eş zamanlı gelişmekte.

“Kutsal Dişiye kendin gitmezsin, ona çağrılırsın..”

O seni kesin ve keskin bir biçimde davet eder ve o daveti duymaman, hissetmemen ve de davete icap etmemen neredeyse imkansızdır. O kendini, bir kadının yaşamının pek çok noktasında, özellikle gelip geçici tatlar diyarında gizlemiştir ve zamanı geldiğinde ortaya çıkar.

Bu gelip geçici tatlar, kadının, yaratıcılığını kullanamadığı kariyer basamaklarında olabilir, kalbindeki ve rahmindeki sevgiyi akıtmayan bir ilişkide, partnerde, eşte olabilir, kendi ihtiyaçlarını görmezden gelerek başkalarını her daim ilk sıraya koyma dürtüsünde olabilir, özgürlüğünü baskıladığı herhangi bir ortam, sınırlı inançlar ve dogmalarda olabilir, kendi ego kafesinde olabilir, cesaretlendirmek ve sarılmak yerine özgüvenini ihlal eden, onu aşağı çeken yalancı kızkardeşlerin varlığında olabilir…ve tüm bu gelip geçici tatları da kadın yine kendi seçmiştir.

aries-circle-of-fire

İşte tüm bu yaptığımız kötü pazarlıklar (Bknz. Kadınlar Hangi Kötü Pazarlıkları Yaparlar), içsel ateşimizle uyumlu olmayan seçimler, bizleri, kutsal dişinin yoluna çıkarmak için de vardır aynı zamanda. O, gelip geçici tatların içinde yokluğunu hissettirir ve yavaş yavaş kadının içinde vahşi ormanın ateşini yakar. Nasıl ki harlı bir ateş, yanına yaklaştıkça ısısını yoğun bir şekilde belli eder, gelip geçici tatlar arttıkça ve/veya görmezden gelindikçe ateş büyür..

Kadının, dişi bilgeliğine olan özlemi derinleşir.

Gelin gerisini Kurtlarla Koşan Kadın Clarissa Estes’den dinleyelim..

“Hem güzellik hem de kaybetme yoluyla ortaya çıkan bu gelip geçici tatlar bizi o kadar yaslı, o kadar tedirgin, o kadar özlem dolu kılar ki, sonuçta vahşi doğanın peşinden girmemiz gerekir. O zaman ormana, çöle ya da karlara dalarız; gözlerimiz yeri tarayarak, işitme duyumuz iyice keskinleşmiş bir halde onun hala yaşadığını ve şansımızı yitirmediğimizi gösteren bir işaret, bir kalıntı, bir ipucu bulmak için her yeri altüst edip bir şeyler aramaya koyuluruz. Onun izi bulunduğunda ise, kadınların ona yetişmek için atlarını mahmuzlamaları, masayı terk edip ilişkilerini kesip atmaları, zihinlerini köşe bucak temizlemeleri, yeni bir sayfa açmaları, mola vermekte ısrar etmeleri, kuralları ihlal etmeleri, dünyayı durdurmaları alışıldık bir durumdur, çünkü artık o olmadan yola devam etmek mümkün değildir.

74

Kadınlar, onu yitirip tekrar buldular mı ne pahasına olursa olsun korumaya uğraşırlar. Tekrar ele geçirince onu korumak için çok çetin savaşlara girerler, çünkü onunla birlikte yaratıcı hayatları çiçek açar, ilişkileri anlam, derinlik ve sağlık kazanır; cinsellik, yaratıcılık, iş ve oyun döngüleri yeniden kurulur; artık başkalarının yıkıcılıklarına hedef olmazlar, doğanın büyüyüp serpilme yasaları nezdinde eşit haklara sahiptirler. Artık gün sonu yorgunluklarının sebebi çok küçük bir zihinsel alanda, iş ya da insan ilişkilerinde kısılıp kalmaları değil, doyurucu çalışma ve çabalarıdır. Sezgisel olarak çevrelerinde ölümün ve yaşamın ne zaman gerçekleşmesi gerektiğini bilirler; nasıl çekip gidileceğini bilirler; nasıl kalınacağını da.”  

Nasıl tanıdık geldi mi?

Sevgi ve dişi bilgelikle,

Bilge

 

Tüm Yazılar

Ateşle Oynayan Kız

Sharia Law in Pakistan's Swat Valley and North-West Frontier ProvinceGeçenlerde Nobel Barış Ödülü’nü genç aktivist Pakistanlı genç bir kız aldı. Malala Yusufzay. O henüz 16 yaşında ve 10 yaşından beri kız çocuklarının eğitim hakları için mücadele veriyor. Cesareti, kararlı duruşu, hakikatin savunucusu bu kız, bir çok kadına, erkeğe, gence ilham oldu. Mücadelesinin burada değineceğim kısa hikayesine göz yaşları sığmıyor..

Malala, Pakistan gibi bir bölgede, kadını – dişili- yoğun bir baskı ile bastırmaya ve yok etmeyi kendinde hak gören Taliban yönetimine rağmen babasının okula gönderdiği az sayıda ki kız öğrencilerden biri. Böyle bir ortamda, dişili baskılayan ataerkil düzenin içinde bir kız öğrenci olmanın nasıl bir şey olduğunu anlattığı bir bloga yazmaya başlıyor. Blog,kısa zamanda BBC, ardından New York Times gibi uluslararası yayın kuruluşlarında ilgi odağı oluyor ve Malala’nın kız çocuklarının eğitim hakkı adına başlattığı bu girişim belgesel haline getiriliyor. Malala’yı artık dünya tanıyor ve aynı anda ailesiyle birlikte hayatı tehlikeye giriyor. Malala’nın yüksek çıkan,hak arayıcısı sesinden rahatsızlık duyan Taliban, 2012 yılında Malala’yı başından vuruyor. Genç kız, önce koma, daha sonra aylar süren tedaviler sonucunda yeniden hayata dönüyor ve bu kez daha da güçlenmiş olarak 16.yaş gününde Birleş Milletlere şöyle sesleniyor;

“Malala günü benim günüm değil. Bugün hakları için seslerini yükselten her kadın, her oğlan ve her kızın günüdür. Teröristler benim ideallerimi değiştireceklerini, isteklerimden vazgeçeceğimi zannettiler, ama benim hayatımda şunun dışında hiçbir şey değişmedi: Zayıflık, korku ve umutsuzluk öldü. Kuvvet, güç ve cesaret doğdu… Ben kimseye karşı değilim, ne de Taliban ya da bir başka terörist gruptan intikam almak üzere konuşmak için buradayım. Ben buraya her çocuğun eğitim hakkını savunmak ve bu konuda konuşmak için geldim. Ben Taliban’ın oğulları ve kızları için de eğitim istiyorum, tüm teröristlerin ve ekstremistlerin çocukları için de.”

Peki, yıkıcı ataerkil düzenin güçlü uzantılarından biri olan terörist Taliban’a başkaldıran, kızların eğitim hakkını savunan Nobel Barış ödülü alan cesur yürek Malala’nin babası nasıl biri? Katı,cezacı,  dişiyi yok etmeye programlı bir ataerkil düzenin içinde, erkek bebek gelmediğinde kız bebeklerinden utanç duyan, kardeşlerden bir tek erkek çocukları eğitime gönderen zihniyetin vatanı Pakistan ve benzeri kültürlerde böyle bir kız çocuğunun babası olmak nasıl bir duygu? Mutlaka izleyin…

 

Hiç şüphe yok ki, Malala’nın babası kutsal eril bilincin temsilcilerinden ve Malala da, Toprak Ana’nın görevlendirdiği kızlarından, kutsal dişi bilinci gezegene indirmek için zorlu bir misyonla görevli ruhlarından…

malala-yousafzai-1-w724

 

“Kendi kendime dedim ki; Malala cesur olmalısın. Kimseden korkmamalısın. Sen sadece eğitimi almaya çalışıyorsun, cinayete taahhüt etmiyorsun.” – Malala Yousafzai

Malala’nın kurduğu vakıf aracılığı ile dünyada çeşitli sebeplerle eğitim göremeyen kız çocuklarına yardım etmek, bağışta bulunmak isterseniz;

Malala’ya katılın: www.malala.org  #stronger than

Hakikatin ve cesaretin sesi her zaman korur ve uzun vadede gücünü ortaya koyar,

Malala gibi kadın liderlerin çoğalması dileğiyle,

Bilge