Ey Güzel Kadın, Tüm Yazılar

Ebedi Annenin Kızına Seslenişi

Guzel Kadin,

Baharin geldigini duyumsuyor musun? 

Yuregini gunesin isiginin aydinlatmasina izin veriyor musun? 

Hayatin bereket kabindan sunacaklarini almaya hazir misin? 

Bugun yeni bir hilal ile birlikte bir eski seni daha geride birakiyorsun. 

Belki farkinda degilsin ama her gece basini yastiga koydugunda eski sen biraz daha kendinden bir parca birakiyor gecenin karanligina, her dogan gunesle birlikte sen biraz daha kendine, gercek renklerine, aydinligina uyaniyorsun. 

Bazen yoruluyorsun, hem de cok yoruluyorsun. Bazen omuzlarin dusuyor, boynun bukuluyor. Bazen her sey anlamini yitiriyor kim oldugunu dahi bilmiyorsun. Bazen her seyi birakip oylece kacmak, cok uzaklara kacip saklanmak istiyorsun. Tipki kucuk bir kiz gibi. 

Korkma guzel kizim. Bil ki, sen her halinle seviliyorsun. Bil ki, benim mevsim gecislerim gibi senin de gecislerin var. Benim firtinadan ilik gunlere evrilen dongulerim gibi senin de icsel dongulerin var. 

Sen sadece OL.

Izin ver guzel kizim, seni bahar yagmurlarimla islatayim, 

Izin ver guzel kizim, seni yesilimin huzur veren tonlari ile besleyeyim, 

Izin ver senin en kuytularinda kalan, sakli benliginin kuru parcalarini ilik ruzgarlarimla temizleyeyim, serin irmak sularimla susuzlugunu gidereyim. 

Gel koynuma uzan kizim. Yorgunlugunu, kirginligini, kederini, huznunu bana birak kizim. 

Gel kizim, uyu. Oyle bir uyu ki, bin yillik uykudan kalkmis gibi taze ve diri kalk yarin. Birak kendini..Sadece uyu..

Yarin yenilenmis kalkacaksin..

Yarin tazelenmis kalkacaksin..

Yarin beslenmis kalkacaksin..

Ben Toprak Annen, ben Ebedi Annen, ben Sonsuz Annen..

Yeni renkler actiran, kucak acan Doga Ana’ya.
Bilge Inal 

#disibilgelik

Advertisements
Tüm Yazılar

Yeni Bir Şarkı Söyleyin

girl-playing-violen-and-making-beautiful-music

 

“Tanrı(ça) dedi ki:

Merhaba canlarım. Bugün nasıl olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Bilmiyor olabilirsiniz ama her zaman olduğunuzdan çok daha iyisiniz. Bir çöküntü içinde olduğunuzu düşünebilirsiniz, lakin size gün be gün yükselmekte olduğunuzu söylüyorum Ben. Algılamaniz genellikle yanliştir. Bunun nedeni ise eski programlama sekline kulak vermenizdir. Bu eski program yüzünden canlarım, Benim çocuklarım hayatın içinde sürüklendiklerini ve hep bir şeylerin gerisinde kaldıklarını düşünme eğilimindedirler. Önünüze aşıp da yakalayamadığınız bir havuç vardır dolayısıyla kendinizi geride kalmış olarak görme eğilimini taşırsınız.

Canim canlarım, kendi hayatınız dahilinde en ön plandasınız. Onun liderisiniz ve sadece önde olabilirsiniz.

Dünyevi şartlara istinaden gördüklerinize rağmen kendinizden öndesiniz. Geri adim atamazsınız. Size ve diğerlerine böyleymiş gibi göründüğünü biliyorum. Bugün her neredeyseniz dün olduğunuz yerden öndesiniz.
“Dün iyi bir gündü ama bugün sadece battaniyelerin altında yatmak istiyorum,” diyebilir ve dolayısıyla geriye gittiğiniz sonucuna varabilirsiniz. Yataktan her zaman zıplayarak çıkmanız gerektiğine yönelik olarak dünyaya istinaden karar veriyor, ondan rehberlik alıyorsunuz. Bugünü battaniyelerin altında geçirmeyi istemenin bugün için iyi bir şey olmadığını nereden biliyorsunuz?
Belki de kendinizi dayanabileceğinizden de fazla zorluyorsunuz. Bilhassa da modern dünya şartları dahilinde. Öyleyse bir gün için durmak ve sadece olmak akıllıca ve değerli olmaz mi? Ah, sadece olmak! Sadece kendi egemen benliginiz olmak. Sadece Ben olmak, Kendim ve Ben olmak.

Sizi geride tutabilecek hiçbir şey yoktur.

Size nasıl görünürse görünsün kendi hayatinizi siz yönlendiriyor, onu siz sürüyorsunuz. Engellenmiş, alt edilmiş bir şekilde ya da her şeyin üzerinde olarak hayatınıza siz önderlik ediyorsunuz, dolayısıyla onun önderi sizsiniz.

Doğru zamanda doğru yerdesiniz.

Bugün bir çöküntü içinde olduğunuzu kendinize söyleyebilirsiniz. Bu sizin yorumunuzdur. Size kosulsuz olarak diyorum ki canlarim bir yerlere variyorsunuz. Size bunu söylerken ayni zamanda da diyorum ki hiçbir yere varmak zorunda değilsiniz. Başarmak olarak addettiğiniz şeyi her gün başarmak zorunda değilsiniz. Fark edilir bir şeyleri başarmak size kendinizi iyi hissettirebilir ve yine fark edilir bir şeyleri başarmamak da size iyi gelmeyebilir; lakin hayatta her zaman fark edilir derecede muvaffakiyet elde edilemeyebilir, her zaman bu muvaffakiyetin kazanılması gerekmez de zaten. Bunun bir grafigini yapiyor olsaniz da olmasaniz da hayatta bir ilerleme kaydediyorsunuz. Belki de sicrama yapmak icin ipi kendinizden cok yukarida tutuyorsunuz. Belki de atlamaniz gerekmiyor.

Bir teknede tembellik ederek buyuk isler başaran kisiler vardir.

“Yap, yap, yap“, ayak uyduramayacağiniz bir şarki olabilir.

Elbette ki söyleyeceginiz başka şarkilar da vardir. “Ol, ol, ol.”

Nasıl da asude bir şarkıdır bu! Varoluşun bu farkındalığı Kainatın ardındaki tüm güçtür.

Kendi motorunuzu habire ateşlemeksizin çok iyi yol aldiğinizi gittikçe daha iyi fark edeceksiniz.

Canlarim, her gün dağlara tırmanmanız gerekmez. Kendinizi sessiz dalgaların arasında yol alırken daha şık bulacaksiniz. Bunu daha anlamadan kiyiya ulaşmis olacaksiniz. Ne kadar kolay olduguna sasiracaksiniz. Tum o çabalar, didinmeler hiç de gerekli değilmis meğerse. Lakin çabalariniza rağmen de gayet güzel başarmis olabilirsiniz elbet.

Birakin doğa kendi rolünü oynasin. Tüm enerjinizi kullanip tüketmek zorunda degilsiniz. Bana firsat taniyin.

Ceviren: Engin Zeyno Vural
http://www.heavenletters.org

 

Bırakın doğa kendi rolünü oynasın. İzin verin bedenleriniz toprak ana ile bir olduğunu anlasın, hatırlasın. Bırakın 13.00 yıldır hüküm süren ataerkilin “yap, yap, yap” mantrası yerine “ol, ol, ol” mantrasını söylesin bedeniniz. Bırakın bu yıl, ezbere şarkılar yerine kendi şarkınızı söyleyin. Bırakın ilahi dişi – divine feminine – sizin şarkınızı ve dansınızı ortaya çıkarsın. Bırakın dişi bilgelik bulunduğunuz yerde bulsun, sarmalasın sizi…

Dişi bilgelikle,

Bilge

 

*Dişi Bilgeliğe Yolculuk için buraya tıklayabilirsiniz. 

Tüm Yazılar

Hayat Ölüm Hayat Tanrıçası ve 2015

White-Running-Horse-Wallpaper-HD

Bir koca sene daha geçti. Bu hırsız zaman, arap atı gibi gittikçe dört nala koşuyor mu yoksa bana mı öyle geliyor..Şaka bir yana, zaman ne bir hırsız ne de arap atı gibi delice koşuyor aslında, onu o şekilde algılayan, biçimlendiren bizim onu algılayış biçimimiz…Zaman..Dairesel, Dişi form, Kozmik zeka..Başka bir yazı konusu.

Şimdi dönelim devirdiğimiz seneye, kimilerini çok zorlayan, güçlü dersler aldıran, kimilerine tarifsiz acı kayıplar yaşatan, kimilerine ektiklerini biçme fırsatı tanıyan ama istisnasız hepimize acı, tatlı, ekşili, baharatlı “sihirli” dokunuşlar yapan seneye…

Yıl sonları eğlenceden ziyade muhasebe yapmak için güzel fırsatlar sunar bizlere, sanki bir eşikte dururuz da, eşiği ya gözü kör, nereye atladığımızı bilmeden, farkında olmadan geçeriz, ya da eşiğin ötesine bakmayı SEÇERİZ.

Ötesine geçmeden önce geride neleri bıraktığımıza bakarız, adımımızı öte tarafa atmadan önce, geride bırakacaklarımızı farkındalıkla bırakır, yanımıza alacaklarımızı alır öyle atarız. Ve bu çok güzel bir fırsattır. Bu çok özel bir farkındalıktır. İnsanın kendisine yapacaklar listesi yapması değil, Oluş haline geçmesi için kendisini bilmesidir, oluşuna benliğine alan açmasıdır.

Hint mitolojisinde Tanrıça Kali zamanın olmadığı yerde varlığını sürdürür. Sanskritçide Kali zaman anlamına gelir. Zamanın dişi ifadesidir. Yaratmak için yıkar. Ölüm ve yaşam zamanın ayrılmaz ritimleridir. Kali ölümün içindeki yaşamdır ve aynı zamanda yaşamın içindeki ölümdür. Her şey hareket eder fakat sadece hareketin kendisi hiçbir zaman durmaz. Kali durmayan sonsuz hareketin içindedir, bilinmeyenle, yaratılmamış olan ile, henüz doğmakta ve ölecek olan ile oradadır, her daim yanı başımızda. Zamanın olmadığı yerden varlığını sürdüren Kali’ye Hayat/Ölüm/Hayat Ana Tanrıçası eşlik eder.

Her kadının hayatına davet etmesi gereken zamandan da eski bu afilli tanrıça alır kalemi eline ve sorar 2015’in bu ilk günlerinde her birimize;

  1. Geçtiğimiz yıl nelerin ölmesine izin vermedin?
  2. Nelerin ölmesi gerekli, yeni doğumların olabilmesi için?
  3. Neyin yaşaması iyi olur?
  4. Neler atılmalı ruhunun ardiyesinde tuttuğun, toz bağlamış, çürümüş?
  5. Neleri dokumaya devam etmek iyi olur ya da dokumaya başlamalı?

IMG_2329-0

ve sonrasında Hayat/Ölüm/Hayat Tanrıçası devam eder sana gücünü, onu verdiğin yerlerden nasıl geri alabileceğini hatırlatmaya;

  • Yaşamının kurbanı olmak yerine kahramanı ol. Gücünün olduğu yerlere odaklan.
  • Kim olduğunun hakikati ile yaşa. Gerçekliğin ne ise onu yaşa.
  • Rollerinin ve kimliklerinin verdiği geçici benliklerinden sıyrıl. Onların getirdiği sınırlamalardan özgürleşmeyi seç.
  • Sürekli zihinsel stratejiler üretmek yerine “dinlemeye” başla.  En derinindeki gerçek arzularını dinle, kalbini dinle, onlar ruhunun yaşamanı istediği yolu usulca fısıldar. İçsel rehberliğin ile adımlarını belirle ve at.
  • Işığının farkına var. Işığın kendisi ol. Işığını yansıt. Bir daha ki sefere, güçlü ve ışığı olan bir kadınla tanıştığında ondan uzaklaşmak yerine ona yaklaş, onunla yakınlaş, kadın kadının her zaman müttefikidir, yoldaşıdır, kız kardeşidir.
  • Kendinin ve etrafındaki diğer kadınların gücüne, becerilerine, güzelliğine, ışığına yer aç, alan tanı.
  • Gerçekliğin bilincindir. İçinde bulunduğun koşulların değil aksine bilincinin, içsel enerjilerinin yaşamını, geleceğini yarattığını bil ve hatırla.
  • Esne, eğil, bükül. Yaşamın getirdiği değişimlere esneyerek adapte ol. Katıca tutunmayı bırak.
  • Kendini cezalandırmayı durdur. Her yanına, gölgelerine, karanlık yanlarına, sevmediğin taraflarına olur ver. Her bir parçanla, sevdiğin ve sevmediğin yanların bir arada hiç yargısızca oturabilir misin? Dene. 
  • Gelişimin için içindeki bilgeliğin, şefkatin ve içsel kaynaklarının tümünü harekete geçir.

full-moon

Ben bu yazıyı derlerken tepemizde muazzam ışıkta bir dolunay olduğunu fark ettim. Tam da içsel muhasebimizi yaparken nefis bir kozmik fırsat. Bugün yılın ilk dolunayı gerçekleşiyor. Güçlü bir dolunay bu, dönüştürücü enerjiler barındıran. Yukarıdaki sorulara eşlik eden cevaplarınızla birlikte aşağıda yazacağım kadim bir ritüel ile eski yılın enerjilerini geride bırakıp yeniyi tohumlayabilirsiniz. Bugün hemen olamıyorsa, bunu yapmak için hala vaktiniz var, önümüzdeki bir kaç günü de değerlendirebilirsiniz.

Bu dolunay 2015’ın proje başlangıcı gibi tanımlanıyor. Duygusal bağımlılıklarımız neler ise belirleyip, bırakmamız gereken günlerdeyiz ki 2015’de daha genişleyelim, büyük oynayabilelim. Bu dolunay yüksek bilgelik ve sevgiye giriş yapabilmemiz için bizleri derinden aktive edebilecek bir potansiyele sahip, karmik bağlantılarımızdan özgürleştirecek dönüştürücü enerjiler yanı başımızda. Öyleyse neden yararlanmayalım? 

Mor Alev adlı blog’da rast geldiğim Bob Fickes’dan alıntıladığım bu kadim ritüeli sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Toprak Ana özellikle biz kadınlar ile daha derin bir rezonans içinde, ona her ne sunarsak içtenlikle alır, dönüştürür, çoğaltır bize geri verir. Tıpkı verimli toprağa ektiğimiz tohumların bir gün filiz, daha sonra ağaç olup çiçeklendiği, meyve verdiği gibi. Aşağıda ki ritüele benim bir eklemem var ki yeniyi tohumlayabilmek için yapmanızı öneririm.

“2014 mumu gibi, bir tane de 2015 mumu yakın. Üzerine adınızı ve yıl olarak 2015 yazın. Aynı zamanda bu yeni senede neleri yaratmak istiyorsanız, neler doğmakta ise (yukarıdaki sorulardan yararlanarak) bir kenara yazın ya da sadece zihninizden geçirin. Spesifik, açık ve net olun. Daha sonra 2015 mumunu da toprağın içine yerleştirin ve yakın.”

***

Bob Fickes’dan Toprak Ana Ritüeli:

Yeni Yılda taptaze bir başlangıç yapmak istiyorsak eğer, önce geçen senenin tüm enerjilerini tamamlamamız gerekiyor.

“Aman Tanrım! Şimdi ne yapacağım? Hepsini tamamlayabilmem için sadece bir günüm var! Bunu nasıl başaracağım?”   

Benim (blog) yazılarımı okuyanlar için cevap gayet basit ve gayet bildiktir.Toprak Ana’ya bir şeyler sunarak!

Toprak Ana’ya bir şeyler sunduğumuzda, Karmamızın temizlenebileceğini öğrenmiştik. O her zaman Karma temizliğimize yardımcı olmak için hazırdır. Evet… Geçen seneki projelerimizin enerjilerini tamamlayabilmek için, Toprak Ana’ya bir şeyler sunabiliriz.

Bunun için beş adet tütsü ve bir adet mum alın. Mumun üzerine isminizi ve 2014 rakamını yazın (doğum tarihiniz yerine). Tütsüleri ve mumu toprağa saplayın ve hepsini yakın. Mum tamamen yanıp bittiğinde, tüm 2014 projelerinizin enerjileri Toprak Ana’nın sevgi dolu ellerine geçmiş olacaktır ve O tüm bu eski enerjileri sizin için tamamlayacaktır. Böylece 2015 de devam edeceğiniz projelerinize, taze bir başlangıç yapmış olursunuz.

Tabii ki her zaman olduğu gibi, Toprak Ana’nın sizin için ne yapmasını istiyorsanız, bununla ilgili açık ve net bir niyet belirtmelisiniz. Tüm olumlu duygularınızı, bu “ritüele” odaklayın. 2014 senesine ait bütün işlerinizi tamamladığınızı tüm kalbinizle hissedin ve yapılması gereken ne kaldıysa, tamamlanması için Toprak Ana’nın ellerine teslim edin. Bırakın Toprak Ana tamamlasın. O sizin adınıza halledecektir. Ve arda kalan tüm enerjilerle birlikte, işlerinizi tamamlamanızı engelleyen tüm Karmanızı da temizleyecektir. Mum tamamen yandığında mutlu olun ve size yardımcı olduğu için Toprak Ana’ya teşekkür edin.

Bob Fickes (www.bob-fickes.com)  – Moralev’e bu paylaşımı için teşekkürler.

***

Dişi yaratır, aldığını çoğaltır, bereketlendirir. Hepimize dişi yaratımın, dönüşümün bol olduğu, neşeli, bereketli, cesaret ve aşk dolu bir yıl olsun.

Feminen ışık ile,

Bilge

Tüm Yazılar

Ateşle Oynayan Kız

Sharia Law in Pakistan's Swat Valley and North-West Frontier ProvinceGeçenlerde Nobel Barış Ödülü’nü genç aktivist Pakistanlı genç bir kız aldı. Malala Yusufzay. O henüz 16 yaşında ve 10 yaşından beri kız çocuklarının eğitim hakları için mücadele veriyor. Cesareti, kararlı duruşu, hakikatin savunucusu bu kız, bir çok kadına, erkeğe, gence ilham oldu. Mücadelesinin burada değineceğim kısa hikayesine göz yaşları sığmıyor..

Malala, Pakistan gibi bir bölgede, kadını – dişili- yoğun bir baskı ile bastırmaya ve yok etmeyi kendinde hak gören Taliban yönetimine rağmen babasının okula gönderdiği az sayıda ki kız öğrencilerden biri. Böyle bir ortamda, dişili baskılayan ataerkil düzenin içinde bir kız öğrenci olmanın nasıl bir şey olduğunu anlattığı bir bloga yazmaya başlıyor. Blog,kısa zamanda BBC, ardından New York Times gibi uluslararası yayın kuruluşlarında ilgi odağı oluyor ve Malala’nın kız çocuklarının eğitim hakkı adına başlattığı bu girişim belgesel haline getiriliyor. Malala’yı artık dünya tanıyor ve aynı anda ailesiyle birlikte hayatı tehlikeye giriyor. Malala’nın yüksek çıkan,hak arayıcısı sesinden rahatsızlık duyan Taliban, 2012 yılında Malala’yı başından vuruyor. Genç kız, önce koma, daha sonra aylar süren tedaviler sonucunda yeniden hayata dönüyor ve bu kez daha da güçlenmiş olarak 16.yaş gününde Birleş Milletlere şöyle sesleniyor;

“Malala günü benim günüm değil. Bugün hakları için seslerini yükselten her kadın, her oğlan ve her kızın günüdür. Teröristler benim ideallerimi değiştireceklerini, isteklerimden vazgeçeceğimi zannettiler, ama benim hayatımda şunun dışında hiçbir şey değişmedi: Zayıflık, korku ve umutsuzluk öldü. Kuvvet, güç ve cesaret doğdu… Ben kimseye karşı değilim, ne de Taliban ya da bir başka terörist gruptan intikam almak üzere konuşmak için buradayım. Ben buraya her çocuğun eğitim hakkını savunmak ve bu konuda konuşmak için geldim. Ben Taliban’ın oğulları ve kızları için de eğitim istiyorum, tüm teröristlerin ve ekstremistlerin çocukları için de.”

Peki, yıkıcı ataerkil düzenin güçlü uzantılarından biri olan terörist Taliban’a başkaldıran, kızların eğitim hakkını savunan Nobel Barış ödülü alan cesur yürek Malala’nin babası nasıl biri? Katı,cezacı,  dişiyi yok etmeye programlı bir ataerkil düzenin içinde, erkek bebek gelmediğinde kız bebeklerinden utanç duyan, kardeşlerden bir tek erkek çocukları eğitime gönderen zihniyetin vatanı Pakistan ve benzeri kültürlerde böyle bir kız çocuğunun babası olmak nasıl bir duygu? Mutlaka izleyin…

 

Hiç şüphe yok ki, Malala’nın babası kutsal eril bilincin temsilcilerinden ve Malala da, Toprak Ana’nın görevlendirdiği kızlarından, kutsal dişi bilinci gezegene indirmek için zorlu bir misyonla görevli ruhlarından…

malala-yousafzai-1-w724

 

“Kendi kendime dedim ki; Malala cesur olmalısın. Kimseden korkmamalısın. Sen sadece eğitimi almaya çalışıyorsun, cinayete taahhüt etmiyorsun.” – Malala Yousafzai

Malala’nın kurduğu vakıf aracılığı ile dünyada çeşitli sebeplerle eğitim göremeyen kız çocuklarına yardım etmek, bağışta bulunmak isterseniz;

Malala’ya katılın: www.malala.org  #stronger than

Hakikatin ve cesaretin sesi her zaman korur ve uzun vadede gücünü ortaya koyar,

Malala gibi kadın liderlerin çoğalması dileğiyle,

Bilge

 

 

Tüm Yazılar

Kadının Gözlerinde Dünya

eye-590x393

 

“Dış güzellik, iç güzelliğin görünür kısmıdır ve her kadının gözlerindeki parıltıda kendini belli eder….

Kıpti devam etti; “Hep şöyle denir : Önemli olan dış güzellik değil, iç güzelliktir. Halbuki dünyada bundan daha yanlış bir cümle yoktur. “

Gerçekten böyle olsaydı çiçekler, arıların dikkatini çekmek için neden onca çaba gösterirdi? Peki yağmur damlaları, güneşle buluşunca neden gök kuşağına dönüşür? Doğa güzel olmayı arzuladığı için elbette…

Dış güzellik, iç güzelliğin görünür kısmıdır ve her insanın gözlerindeki parıltı da kendini belli eder. Gözler ruhun aynasıdır ve esrarengiz gibi görünen her şeyi dışarı yansıtır. Ama gözlerin ışıldamaktan başka bir özelliği daha vardır, ayna vazifesi görürler.

Kendilerine hayranlıkla bakanların görüntüsünü yansıtırlar. Dolayısıyla bakan kişi, ruhu karanlık olduğu takdirde, baktığı gözde de kendi çirkinliğini görecektir, çünkü gözler de tıpkı aynalar gibi bize kendi yüzümüzü yansıtır…”

Paulo Coelho’nun bilgelik akıtan kitaplarından Akra’da Bulunan Elyazmaları böyle tarif ediyor bir kadının gözlerinden akan güzelliği doğa ile bağlantı kurarak. Evet, dişi enerji tıpkı doğa gibidir. Coşkundur yeri geldiğinde dingin, canlıdır, ışıktır, ışıl ışıldır, gök kuşağının tüm renklerini barındırır içinde, nefestir, hayat vardır içinde, yaratırken yıkar, yıkarken yaratır… Bütünün her parçasını büyük bir sevgi, şefkat ve kabul ile barındırır hücrelerinde.  Gözler Dünya’yı yani Gaia’yı ve ruhun kapılarını barındırırken dişi enerjinin kendini en belirgin belli ettiği yerdir kuşkusuz.

eyes2

“Ve ruhun aynasında dikkatli bakarsan eğer;  bir kadının gözlerinde Dünya’yı, Doğa’yı, Toprak Ana’yı, kendi kutsallığını ve Yaradan’ın sendeki tüm veçhelerini görebilirsin..”

Toprağın gözleri ile,

Bilge Inal