Tüm Yazılar

Yasamin Kutsalligina Dair..

Atina, Yunanistan
Atina, Yunanistan

 

“Yasamin kutsalligini fark ettigimizde onemli bir sey olur. Icimizdeki kutsal, yasamdaki kutsalla iletisim kurmaya baslar. 
Yasamin kutsalligini bilmek her seyi degistirir. Baskalarina, kendinize, dunya uzerindeki her seye nasil davrandiginizi degistirir. Yasamdan ne istediginizi ve yasama nasil verdiginizi degistirir. Bilincinizi ve bedeninizi de degistirir. Bu dunya’da nasil yasadiginizla ilgili herseyi degistirir. 

Donusturme gucu muazzamdir. Rekabeti gereksiz hale getirir ve cikarciligin sacmaligini ortaya cikarabilir. Kotuye karsi iyinin ve suna karsi bunun sevilmesini curutur ve sizi her seye ait olan yasamin tek ozune tasir. Yasamin kutsalligini kabul etmek zorlugu yok etmez ama anlamini aciga cikarir ve katlanilmasi zor olan seye isik tutar.

Yasamin Kutsalligi, Ilahi Disil’in yanidir. 

Kadinlarin dogustan gelen en buyuk ruhsal yeteneklerinden biri, yasam hakkinda bilgi kazanmak degil, yasamin kutsalligini suregelen bir sekilde nasil surdurdugudur.”

~Hilary Hart

*Bu fotografi yasamin kutsalligini fark eden ve onu doganin her yerinde goren, yasatan guzel kizkardeslerimden Gonca Papasotiriou cekti. Yer, Atina.

Tüm Yazılar

Yeni Bir Şarkı Söyleyin

girl-playing-violen-and-making-beautiful-music

 

“Tanrı(ça) dedi ki:

Merhaba canlarım. Bugün nasıl olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Bilmiyor olabilirsiniz ama her zaman olduğunuzdan çok daha iyisiniz. Bir çöküntü içinde olduğunuzu düşünebilirsiniz, lakin size gün be gün yükselmekte olduğunuzu söylüyorum Ben. Algılamaniz genellikle yanliştir. Bunun nedeni ise eski programlama sekline kulak vermenizdir. Bu eski program yüzünden canlarım, Benim çocuklarım hayatın içinde sürüklendiklerini ve hep bir şeylerin gerisinde kaldıklarını düşünme eğilimindedirler. Önünüze aşıp da yakalayamadığınız bir havuç vardır dolayısıyla kendinizi geride kalmış olarak görme eğilimini taşırsınız.

Canim canlarım, kendi hayatınız dahilinde en ön plandasınız. Onun liderisiniz ve sadece önde olabilirsiniz.

Dünyevi şartlara istinaden gördüklerinize rağmen kendinizden öndesiniz. Geri adim atamazsınız. Size ve diğerlerine böyleymiş gibi göründüğünü biliyorum. Bugün her neredeyseniz dün olduğunuz yerden öndesiniz.
“Dün iyi bir gündü ama bugün sadece battaniyelerin altında yatmak istiyorum,” diyebilir ve dolayısıyla geriye gittiğiniz sonucuna varabilirsiniz. Yataktan her zaman zıplayarak çıkmanız gerektiğine yönelik olarak dünyaya istinaden karar veriyor, ondan rehberlik alıyorsunuz. Bugünü battaniyelerin altında geçirmeyi istemenin bugün için iyi bir şey olmadığını nereden biliyorsunuz?
Belki de kendinizi dayanabileceğinizden de fazla zorluyorsunuz. Bilhassa da modern dünya şartları dahilinde. Öyleyse bir gün için durmak ve sadece olmak akıllıca ve değerli olmaz mi? Ah, sadece olmak! Sadece kendi egemen benliginiz olmak. Sadece Ben olmak, Kendim ve Ben olmak.

Sizi geride tutabilecek hiçbir şey yoktur.

Size nasıl görünürse görünsün kendi hayatinizi siz yönlendiriyor, onu siz sürüyorsunuz. Engellenmiş, alt edilmiş bir şekilde ya da her şeyin üzerinde olarak hayatınıza siz önderlik ediyorsunuz, dolayısıyla onun önderi sizsiniz.

Doğru zamanda doğru yerdesiniz.

Bugün bir çöküntü içinde olduğunuzu kendinize söyleyebilirsiniz. Bu sizin yorumunuzdur. Size kosulsuz olarak diyorum ki canlarim bir yerlere variyorsunuz. Size bunu söylerken ayni zamanda da diyorum ki hiçbir yere varmak zorunda değilsiniz. Başarmak olarak addettiğiniz şeyi her gün başarmak zorunda değilsiniz. Fark edilir bir şeyleri başarmak size kendinizi iyi hissettirebilir ve yine fark edilir bir şeyleri başarmamak da size iyi gelmeyebilir; lakin hayatta her zaman fark edilir derecede muvaffakiyet elde edilemeyebilir, her zaman bu muvaffakiyetin kazanılması gerekmez de zaten. Bunun bir grafigini yapiyor olsaniz da olmasaniz da hayatta bir ilerleme kaydediyorsunuz. Belki de sicrama yapmak icin ipi kendinizden cok yukarida tutuyorsunuz. Belki de atlamaniz gerekmiyor.

Bir teknede tembellik ederek buyuk isler başaran kisiler vardir.

“Yap, yap, yap“, ayak uyduramayacağiniz bir şarki olabilir.

Elbette ki söyleyeceginiz başka şarkilar da vardir. “Ol, ol, ol.”

Nasıl da asude bir şarkıdır bu! Varoluşun bu farkındalığı Kainatın ardındaki tüm güçtür.

Kendi motorunuzu habire ateşlemeksizin çok iyi yol aldiğinizi gittikçe daha iyi fark edeceksiniz.

Canlarim, her gün dağlara tırmanmanız gerekmez. Kendinizi sessiz dalgaların arasında yol alırken daha şık bulacaksiniz. Bunu daha anlamadan kiyiya ulaşmis olacaksiniz. Ne kadar kolay olduguna sasiracaksiniz. Tum o çabalar, didinmeler hiç de gerekli değilmis meğerse. Lakin çabalariniza rağmen de gayet güzel başarmis olabilirsiniz elbet.

Birakin doğa kendi rolünü oynasin. Tüm enerjinizi kullanip tüketmek zorunda degilsiniz. Bana firsat taniyin.

Ceviren: Engin Zeyno Vural
http://www.heavenletters.org

 

Bırakın doğa kendi rolünü oynasın. İzin verin bedenleriniz toprak ana ile bir olduğunu anlasın, hatırlasın. Bırakın 13.00 yıldır hüküm süren ataerkilin “yap, yap, yap” mantrası yerine “ol, ol, ol” mantrasını söylesin bedeniniz. Bırakın bu yıl, ezbere şarkılar yerine kendi şarkınızı söyleyin. Bırakın ilahi dişi – divine feminine – sizin şarkınızı ve dansınızı ortaya çıkarsın. Bırakın dişi bilgelik bulunduğunuz yerde bulsun, sarmalasın sizi…

Dişi bilgelikle,

Bilge

 

*Dişi Bilgeliğe Yolculuk için buraya tıklayabilirsiniz. 

Tüm Yazılar

Dişi Bilgenin Yolu ve Vahşi Doğa

Haftaya, çağrısını duyan ve onu kabul eden kadınlarla Dişi Bilgeliğe doğru yola çıkacak mistik bir trene bineceğiz. Tren benzetmesini seviyorum çünkü aynı tren yolculuklarında olduğu gibi çeşitli istasyonlara varacağız. Kimi zaman derin vadiler üzerine kurulmuş köprülerden geçeceğiz, kimi zaman yeşil bir ormanın içinde büyülenerek geçeceğiz, kimi zaman bozkır topraklarda toprağın ve güneşin en çıplak halleri ile kavuşumuna tanık olacağız.

 

Photos by Oleg Gordienko
Photos by Oleg Gordienko

“Dişi Bilgelik böyle bir yolculuk..

Sonun başlangıcı, başlangıcın sonu..”

Kutsal Dişi, İlahi Dişi hepsi aynı yolun farklı ifadeleri..

Dişi Bilgeliğin yolu, dünya üzerinde yaşayan tüm kadınlara açıldı. Fakat bu çağrı kademe kademe yayılırken, aynı zamanda çağrılan kadının kendi akışı içinde hazır oluşu ile de eş zamanlı gelişmekte.

“Kutsal Dişiye kendin gitmezsin, ona çağrılırsın..”

O seni kesin ve keskin bir biçimde davet eder ve o daveti duymaman, hissetmemen ve de davete icap etmemen neredeyse imkansızdır. O kendini, bir kadının yaşamının pek çok noktasında, özellikle gelip geçici tatlar diyarında gizlemiştir ve zamanı geldiğinde ortaya çıkar.

Bu gelip geçici tatlar, kadının, yaratıcılığını kullanamadığı kariyer basamaklarında olabilir, kalbindeki ve rahmindeki sevgiyi akıtmayan bir ilişkide, partnerde, eşte olabilir, kendi ihtiyaçlarını görmezden gelerek başkalarını her daim ilk sıraya koyma dürtüsünde olabilir, özgürlüğünü baskıladığı herhangi bir ortam, sınırlı inançlar ve dogmalarda olabilir, kendi ego kafesinde olabilir, cesaretlendirmek ve sarılmak yerine özgüvenini ihlal eden, onu aşağı çeken yalancı kızkardeşlerin varlığında olabilir…ve tüm bu gelip geçici tatları da kadın yine kendi seçmiştir.

aries-circle-of-fire

İşte tüm bu yaptığımız kötü pazarlıklar (Bknz. Kadınlar Hangi Kötü Pazarlıkları Yaparlar), içsel ateşimizle uyumlu olmayan seçimler, bizleri, kutsal dişinin yoluna çıkarmak için de vardır aynı zamanda. O, gelip geçici tatların içinde yokluğunu hissettirir ve yavaş yavaş kadının içinde vahşi ormanın ateşini yakar. Nasıl ki harlı bir ateş, yanına yaklaştıkça ısısını yoğun bir şekilde belli eder, gelip geçici tatlar arttıkça ve/veya görmezden gelindikçe ateş büyür..

Kadının, dişi bilgeliğine olan özlemi derinleşir.

Gelin gerisini Kurtlarla Koşan Kadın Clarissa Estes’den dinleyelim..

“Hem güzellik hem de kaybetme yoluyla ortaya çıkan bu gelip geçici tatlar bizi o kadar yaslı, o kadar tedirgin, o kadar özlem dolu kılar ki, sonuçta vahşi doğanın peşinden girmemiz gerekir. O zaman ormana, çöle ya da karlara dalarız; gözlerimiz yeri tarayarak, işitme duyumuz iyice keskinleşmiş bir halde onun hala yaşadığını ve şansımızı yitirmediğimizi gösteren bir işaret, bir kalıntı, bir ipucu bulmak için her yeri altüst edip bir şeyler aramaya koyuluruz. Onun izi bulunduğunda ise, kadınların ona yetişmek için atlarını mahmuzlamaları, masayı terk edip ilişkilerini kesip atmaları, zihinlerini köşe bucak temizlemeleri, yeni bir sayfa açmaları, mola vermekte ısrar etmeleri, kuralları ihlal etmeleri, dünyayı durdurmaları alışıldık bir durumdur, çünkü artık o olmadan yola devam etmek mümkün değildir.

74

Kadınlar, onu yitirip tekrar buldular mı ne pahasına olursa olsun korumaya uğraşırlar. Tekrar ele geçirince onu korumak için çok çetin savaşlara girerler, çünkü onunla birlikte yaratıcı hayatları çiçek açar, ilişkileri anlam, derinlik ve sağlık kazanır; cinsellik, yaratıcılık, iş ve oyun döngüleri yeniden kurulur; artık başkalarının yıkıcılıklarına hedef olmazlar, doğanın büyüyüp serpilme yasaları nezdinde eşit haklara sahiptirler. Artık gün sonu yorgunluklarının sebebi çok küçük bir zihinsel alanda, iş ya da insan ilişkilerinde kısılıp kalmaları değil, doyurucu çalışma ve çabalarıdır. Sezgisel olarak çevrelerinde ölümün ve yaşamın ne zaman gerçekleşmesi gerektiğini bilirler; nasıl çekip gidileceğini bilirler; nasıl kalınacağını da.”  

Nasıl tanıdık geldi mi?

Sevgi ve dişi bilgelikle,

Bilge