Tüm Yazılar

Dinamik Yavaşlık

Bu hafta dişil yavaşlamayı konuşacağız. Adından anlaşılacağı üzere dişil yavaşlığın içinde aktif eylem devam eder o içinde yaratımı sürdürür ancak aynı anda sükutunu ve yavaşlığını korur. Tıpkı rahimde döllenmeyi bekleyen yumurtalıklarımız gibi. Yumurta olduğu yerde yavaş fakat içinde yaratıcı canlılığı tutmaya devam eder.

Derin kadın benliğimize giden yolda bedenen ve ruhen yavaşlamak pratik alanımıza almamız gereken en önemli dişil öğretilerden bir tanesi. Ataerkil sistemin enerjisini incelediğimizde bu enerji hız ve sürekli olarak meşgul olma bilinci ile bezelidir.

turtle-509524_640.jpg

Binlerce yıldır insanlık olarak hücrelerimize kadar işlemiştir bu kapsamlı program ve biz hep koşmaya, durmaksızın ilerlemeye, hep yükseğe tırmanmaya programlanmışızdır.

Bir çip düşünün içinizde, bu çipin içini açmadıktan ve onu iptal etmedikten sonra kontrol onun elindedir ve bu sebeple programın yapısı olarak bizler gerçek anlamda yavaşlamayı bilmeyiz. Deneriz fakat kısa sürelidir, deneriz fakat kendimizi suçlu hissederiz, deneriz fakat sıkılırız, deneriz fakat başkalarından geri kaldığımızı düşünürüz, deneriz fakat kendimizi tembel hissederiz, deneriz ve ölecek gibi oluruz.

Ataerkil eril değerlerle şekillenen iş hayatı kadın-erkek bizleri hep hızlı-çevik ve atak olmamızı ister. Yavaşlık sanki lanetlenmiş bir alandır. Bir danışanım vardı üst düzey yönetici, savaşçı girişken güçlü bir karakter. Yavaşlarsam ölürüm demişti. Onu öldürecek olan hıza verdiği anlam ile ona bağımlılığı ve hiç durmaya izin vermeden sürdüğü bedeninin, yolun bir yerinde isyanı olurdu oysa ki. Fakat biz istemezsek hiçbir şey değişmez, dönüşmez. Bizim istememiz, bu derin örüntülere bakmaya gönüllü olmamız gerekir.

Bizler bu hızlı olma, hep zamanın peşinden koşan telaşımızı hayatımızın diğer alanlarına da taşırız. Hızlı yeriz, hızlı sevişiriz, hızlı konuşuruz, hızlı yemek yaparız, hızlı dinleriz, hızlı duş alırız, hızlı okuruz, hızlı tatil bile yaparız, hızlı hızlı hep hızlı..Yanılıyor muyum?

Gerçekten yavaşlayabildiğimiz çok az zaman vardır. Gerçek bir yavaşlamanın içinde hiçbir şey yoktur. Hem yavaşlamak hem kitap okumak yoktur. Hem yavaşlamak hem maillere bakmak yoktur. Hem yavaşlamak hem konuşmak yoktur.

Gerçek bir yavaşlama (dişi) ile zihinsel (eril) hiçbir faaliyet yan yana olamaz. Gelmemelidir. O, sadece bedendir.

Yavaşlamanın Gerçek Doğası – Yumurtalıklarımız

Döllenmeye hazır yumurtalıkların alıcı bir yavaşlıktadır. Fakat onlar dinamiktir, canlıdır da. Yavaş ve dinamik-canlı. Bu hal içgüdüsel eyleme zemin hazırlar. Bu sebeple yavaşlarsan çiçek açarsın, yumurtalığın sperm ile döllenip içinde tohumlanan hayat gibi. Zamanı geldiğinde yeni hayat doğar ve yavaşlık benliğe hizmet eden gerçek bir hıza dönüşür. İşte böyle bir zamanda hızlı olabilirsin. Bu doğal döngüdür. Yavaş, hızlı, yavaş, hızlı..

Bedenlenmiş – Cisimleşmiş (embodied) Dişil, yavaştır fakat dinamik bir enerjisi vardır. 

black-butterfly-pink-flowers

Sevgili Okur,

İçindeki gerçek dişili aktive etmek istiyorsan bedeninin içinde sürekli bir biçimde yavaşlamayı bilmelisin. Bunu sana kurumsal hayatın, sistem vermeyecek bunu sen kendin için bilinçli bir farkındalıkla yapmalısın.

Kendin ve bedenine bunun için alan açmalısın.

Tıpkı bir annenin bebeğini yavaş bir özenle sevdiği gibi kendi bedenine de aynı özeni ve sabrı gösterebilmelisin. Yavaşladığında bedenin stres hormonlarını yok eder, kadınlık hormonlarını besler ve sen yaşama karşı alıcı bir konuma geçersin. 

Dişil yavaşlık bedeni tam bir dinlendirebilme halidir. Fakat bunu pasif-depresif veya hiç harekete geçmeyen atalet bir hal ile karıştırma. Bu tarz bir yalancı yavaşlama hali seni erozyona götürür, yaratıcı kaynaklarını boşa harcamana neden olur.

Gerçek bir yavaşlık zihinsizliktir, bedenin her bir yapış halinde bilinçte olmaktır.

İkinci bir erozyon da, sen başkalarını memnun etmeye ve otoriter beklentileri karşılamaya odaklı olduğun sürece hızla hareket etmenden kaynaklanır. Bu güdün olduğun sürece yavaşlayamayacaksın. Onlar için yaşadığın sürece hızın ataerkil dünyasında bedenini kurutursun. Çürür ve tükenirsin. Kimseyi memnun etme ve fakat herkesi mutlu et. 

Bedenine güven, o sana gerçeği söyleyecek. 

Bak bakalım adımların hızlı ve bir yere yetişme, hızla bir yere varma odaklı mı? Yoksa adımların telaşsız ve alıcı bir konumda mı?

Bedenin sen ne kadar yavaşlamaya gayret etsen de, gerçekten yavaşlayıp yavaşlayamadığının bilgilerini verir sana. Bunu en kolay adımlarında görebilirsin.

Sakin ve telaşsız mı? Hızlı ve yoğun mu?

Sokakta, iş yerinin koridorlarında nasıl ürüdüğünü izle. Yürürken bedeninde neredesin? 

Yavaşlığın içinde ‘erk’ biriktirdiğiniz gerçek, doyurucu ve tatmin getiren eylemlerinize açıldığınız zamanlarınız olsun dilerim.

 

Sevgiyle,

Bilge İnal

 


 

#disibilgelikmonthly #yayınlanmışbültenler

*Bu yazımı ilk kez, Dişi Bilgelik Bi-Weekly Bültenlerine üyeliği olan okuyucularım ile 27.10.2018 tarihinde paylaştım. Yazıların devamında her bülten konusuna uygun egzersiz ve pratiklerden faydalanmak isterseniz bültenlerime üye olabilirsiniz. Bülten üyeliği için www.bilgeinal.com web adresimi ziyaret ederek e-postanızı bırakabilirsiniz.

**Somatik Koçluk Seansları: Benimle bireysel seanslar için iletişim sayfasından irtibata geçebilirsiniz.

***Blog ve bülten yazılarının her hakkı saklıdır. Yazımın tamamını kaynak ve isim göstererek blog üzerinden paylaşabilirsiniz.

Advertisements
Tüm Yazılar

İçimizdeki Ataerkil Tortuları Temizleyelim

wordswag_1517864975863-800x400

Bildiğimiz tarihe göre 5000 yıl önce ataerkil düzene ve enerjisine geçiş yaptık. Ataerkillik dendiği zaman erkekler, eril enerji aklımıza geliyor. Esasında ataerkilliğin enerjisi cinsiyetsiz. Bu yüzden onu hem kadın hem erkeklerin sisteminin içinde derin bir program gibi algılayabiliriz. Kadının doğurganlığının toprak ile bir tutulduğu, yaratıcı rahminin önemsendiği anaerkil düzenden ataerkile geçiş, kadınlardan bu gücü alırken, erkekleri ise kol gücüne, zihin gücüne ve gücü kendi içinde bulmak yerine en genel tarihi ile dışarıda aramaya itti. Bu bin yılların yolculuğu boyunca, gezegeni medeniyet terimleri içerisinde daha ileri bir boyuta taşırken aynı zamanda çoraklaştırdı. Kendi kaynaklarımızı sömürmemize neden oldu.

Beraberinde kadının gücü azımsanırken aslında temelde olan, dişil gücün yer altına gönderilmesi, yani baskılanması ve yok sayılmasıydı. Ataerkile geçişte kadının aslında dişil gücünün yer altına gönderilmesi bizim kontrolümüz dışında gözükse bile eski Mısır kayıtlarında kadınların gücü deneyimlemesi için bunu erkeklere/eril olana kendi elimizle verdiğimiz biliniyor. Elbette ki hiç bir şey yaradılışta Yaradan’ın yüksek iradesi dışında gerçekleşmiyor.

Bugünkü resme baktığımızda kurban sandığımız kendimiz, erkeksi gücün altında ezilen kadınlığımız, kurban değil.

Fakat bu yozlaşmaya dur demek, kadınların rahimlerinde taşıdıkları bu bilgelikle dolu gücü hatırlamaları ve erkeklerin zihni kalp ile birleştirmeleri, derinden sevme kapasitelerini, sevme güçlerini hatırlamaları için ilahi dişi enerjisi bizleri birliğe, dengeye, hizaya getirmek için geri döndü. [Bkz. İlahi Dişi’nin Geri Dönüşünü Detaylı Anlatan İlgili Geçmiş Yazım

Burada erkek dediğimde eril enerji, kadın dediğimde ise dişi enerji olarak algılanmaması önemli. Çünkü mesele cinsiyetimizin üzerinde ve ötesinde.

Özetle, kadınlar unuttukları gücü sevilmek üzerinden arayadurdular, bağlanma ve sevilme istekleri kendi öz değerlerini unutmalarına neden oldu veya tam tersi erkeksi değerlerin şekillendirdiği dünyada yer edinebilmek için kendi maskülen yönlerini daha fazla ön plana çıkardılar.

Bizler, kadın oluşumuzu, dişiliği bir zayıflık olarak bilinçlerimizin derinlerinde algıladık. Erkekler ise kalp bölgelerini – sevmeyi unutup, sevgiden gelecek iç güçlerini unutarak gücü dışarıda para, hükmetme, savaşarak kazanma, sürekli dikey yöne yukarıya yükselen başarı, doğaya zarar, kaynaklara, toprak dişiye zara verme, kendini doğanın da üstünde görme hatasına düştüler. (Önemli: Erkekler için saydığım tüm bunlar kadınlar için de geçerlidir. Hatırlayalım ‘cinsiyetsiz’. Bu ataerkil örüntülerin hemen hepsini kadınlarda da görürüz ve gözlemleriz.)

İlahi dişi bilinç insanlığın gerçek anlamda kurtuluşu için geri döndü. Kadınları ve erkekleri büyütmek ve yetişkinliklerini, birey olma gerçekliklerini yaşamaları, öz varlığımızı hatırlamamız, özgürlüğümüzü, gücümüzü geri vermek için geri döndü.

Dünyadaki değişim büyük olacak. 

 

Bilge İnal 

___^^^___

 

İlk Yayınlandığı Mecra: Pozitif Dergisi

Sayı/Tarih: Ekim 2018

‘İçimizdeki Ataerkil Tortuları Temizleyelim’ başlıklı röportaj-yazım geçtiğimiz Ekim (2018) ayında Pozitif Dergisi’nde yayınlandı. Biraz uzun ve kıymetli bir yazı oldu o sebeple hem yayınlanmış kısmı hem de yayınlanmamış kısımları bölümler halinde blog’a yükleyeceğim. Bu okuduğunuz #içimizdekiataerkil #cinsiyetsiz hashtag’leri ile Bölüm 1’dir. Dileyenleriniz yazının bütününü Pozitif’in #dijital formatında e-dergi olarak okuyabilirsiniz.
Yazılarımın her hakkı saklıdır. Alıntılayarak veya yazının tamamını kaynak ve isim göstermek sureti ile her şekilde paylaşabilirsiniz. Emeğime saygınız için şimdiden teşekkür ederim.
📲Instagram Hesabım @bilgeinall
💻 Dişi Bilgelik BiWeekly Bülten Aboneliği http://www.bilgeinal.com

 

 

 

 

 

 

Tüm Yazılar

Aşk ve Yaratıcılık Üzerine

En yaratici isler ve en buyuk asklar insan rahatken olur.

Bunu bugun bir seansimin icinde danisanima soylerken buldum kendimi. Suphesiz anin icinde seansta salinim halindeydik ve birden dokuluverdiler agzimdan.

Peki, ne demek istiyorum?

Cunku rahatlik varsa korku yoktur. Insan rahatsa kendiyle, o en derin kendisi ile baglantidadir.

Rahatlik varsa tehdit yoktur.

Rahatlik varsa nese vardir.

Rahatlik varsa aciklik vardir.

Rahatlik varsa icten bir merak vardir.

Insan bedeninde, sisteminin icinde rahatsa, kendi derisi altinda baris halindeyse yasam bir tehdit olmaktan cikip acik bir kanvasa donusur.

Gelen ilhamlar bu acikliktan iceri girer, icerideki bilgi, yetenek ve becerilerle birlesir ve o en guzel yaratim gun isigina cikar. Disarida elestiri, yargi, begenmeme, onaylamama tehditleri yoktur.

Ask ise iki sistemin uyumlu beraberliginin rahatligi icinde kendine ‘ozgur’ bir yer bulur, sistemlerin ikisinde veya birinde yasamsal bir tehdit olmadigi icin sevgi kolayca yeserir ve ask buyur. Iceride terk edilme, sevilmeme, istenmeme, kaybetme, guvenmeme, begenilmeme ve belki de en sarsici olani ‘aska izin verirsem yok olurum’ icsel tehditleri yoktur.

Damarlarda akan ‘Ask’ vardir.

Boylece kisiler en derin yaraticiliklarini da dolayli olarak aciga cikarmaktan korkmaz.

Boylesi bir ask ile derinlesebilmek sevgiye izin vermeyen, kisinin sistemini alarme eden tum ‘tehdit’ uyaranlarini calisip sahici olana, gercek olana yer acmakla mumkun olur.

Yaraticilik ve Ask” birbiri ile el eledir. Ikisinin suyu ‘Birbirini’ besler. Biri yok olursa, onun olmadigi yerde digerinin de coraklastigini gorurursunuz.

Ikisinden birini mi beslemek istiyorsunuz kendinizde, o zaman zitti olana yer acin hayatinizda.

Ask ve Yaraticilik’ Tanri’nin bizlere verdigi en degerli armaganlardir.

Onlara gozunuz gibi bakin.

Onemseyin.

Ozen gosterin.

Bakim verin.

Koruyun.

Gozetin.

Sevgiyle,

Bilge Inal

12.06.2019, Izmir

____^^^_____

📲Instagram Hesabim icin @bilgeinall

💻 Disi Bilgelik BiWeekly

Bulten Aboneligi icin;

http://www.bilgeinal.com

Tüm Yazılar

Bir Üreme Organından Fazlası Ezoterik Rahimlerimiz

Yaratıcı ve güç alanımız rahim enerjisi, rahim ile ataerkilliğin derin bilinçdışı bağlantısı ile çok iç içeyim bugünlerde. Rahim Bilgeliğimiz, dişi bilgeliğimizin ya da kadın bilgeliğinin temel özünü oluşturur ve bir kadının en derin benliği ile de ayrılmaz bir ilişkisi vardır. Konu yazmak için çok büyük ve hala çözümlenmemiş gizlerimiz de var bu karanlık mağarada. Fakat bazen bazı küçük şeyleri bilmek ile o şeyle ilişkimiz değişmeye başlar ve farkındalıkla o alana iyileşmeyi de davet etmiş oluyoruz. Bu haftayı rahim bilgeliğimize ayırdım. 

daf2183c5c95f44b95c65a2984675354

Fiziksel Üreme Organından Fazlası Ezoterik Rahimlerimiz

Kadının beden anatomisinde rahmi, yumurtalıkları ve memeleri dişil organlarıdır ve enerji kabinda dişil enerjisinin potansiyel enerji yataklarıdır. Her bir dişil organının kadının derin benliğinde bağlantılı olduğu başka veçheleri vardır. Memeler sadece çocukları emzirme değil dünyayı besleme gücünü, rahim sadece bebekleri taşımak ve doğurmak değil yaratıcı düşlere gebelik ve dünyaya getirme işlevini, yumurtalıkları sadece ovüle olmayı değil kadim medeniyetlerin bilgeliklerini taşıdığı bir bilgelik haznesi ve yaratıcı potansiyelini simgeler. Simgelemekten öte aslında en derinde varlık nedenlerinde bunlar da vardır. 

Rahimlerimiz bizim dişil özümüz, derin kadın benliğimiz, özsuyumuzu, yaratıcı kaynağımızın sonsuz çeşmesidir. Tam anlamıyla dişil nektar üreten bir şelaledir. Bu nektar Tabiat Ana’nın verimli toprağı, taze ürünleri, şifa dağıtan bitkileri, meyve veren ağaçları, çiçeklerin parfümü yoluyla sunduğu nektarın ta kendisidir. Dünyanın ve insanlığın bu dişil nektara ihtiyaç duyduğu dönem kadar tarihin hiçbir döneminde bu derece ihtiyaç duyulmadı. 

Womb-Healing-Sadhana

Dişinin öz ışığı, öz gücü ve bilgeliği bu akışkan, dinamik ve aynı zamanda perilere özgü o yumuşak, sihirli dere yatağında yatar.

Burası kadının yaratım alanı, dönüşümsel gücünün, derin mistik bilgeliğinin, hakikatinin, penetre eden erile ve başkalarına sadece varlığı ile şifa olabildiği yerdir. Ana soyunuz rahminizde varlıklarını sürdürürler, sizden sonra gelen nesillere ne aktaracağınızı rahminiz ile olan bu bağlantı belirler. [bkz. Rahim Bilgeligi]

Rahim, kadının anti-aging iksirini bulabileceği yerdir ve bu nektar bir kez uyansın kadının iç benliğinde ulaştığı, dokunduğu her şeyi yeniler, tazeler, canlandırır. Çünkü bu nektarın DNA’sı saf sevgidir.

Fakat ne yazık ki, ataerkilliğin güzellik kodlamasından ötürü, pek çok kadın kendi ışığını içeriden – rahimden- çoğaltmak ve yansıtmak yerine bunu dış yollar ile elde etmeye odaklanır. Ataerkilin kurallarını yazdığı, medya aracılığı ile topluma sızdırdığı güzellik beklentilerinin tuzağında kadın bedenindeki en öz gücünü verir. Anti-aging etkisi yapacak çözümleri dışarda arar.

Anti-Wrinkle-Treatments-Using-Cosmetics

Rahmi ile derin ilişki içerisinde olan kadın kendi derin benliğinin yoluna da çıktığı için yolu onun özgün güzelliğine götürecektir. Son yıllarda kadınların beyaz saçlarına evet demeye başlaması, makyajsız sokağa çıkmada serbestiyet bu kolektif rahim hareketinin sonucudur. Uyanmış bir rahim, göz ile sezilen ama ne olduğu anlaşılamayan bir güzellik verir kadına. Yüzü ışır

Rahim, derin sezgilerimizin kanalıdır, sezgiden ötedir, kozmik mesajlara kanal olabildiğin yerdir. Senden daha büyük olan ile ilahi bağlantını direk kurduğun yerdir. Kadının, yeni hayat taşıyıcısı olması zaten bu iki dünya arasında köprü görevinin de olduğunu anlatır bizlere. Bir kadının rahmi arınmış ve bu ilahi kanala açık olduğunda, o rahim gerçek sanatı doğurur, o rahim çıktığı sunumlarda konuşur, o rahim zor konuşmaları tüm gerçekliği ile yapar, o rahim çocuklarını sardığı gibi sevgiliyi de sarar ve onu ateşler.

Rahim enerjimiz hakiki bir kadın olmanın bir gerçeğidir. Siz enerjiye ister inanın ister inanmayın. Bu gerçeği değiştirmez. 

Şimdi söyleyin bana, bu bültene şu an rast gelenleriniz, bekleyip okuyanlarınız rahminizi hissediyor musunuz? Onun sağlığı ne durumda? Ona hakkı olan değeri ve özeni veriyor musunuz? Ya kadınlık inançlarınız?

Rahim Sağlığı & Derin Bilinçdışı İlişkisi

Sözü Dr. Northrupt’a bırakıyorum.

“Pelvik iç organlar (yumurtalıklar, tüpler, rahim) ikinci sakral çakranın konularıdır. Yani, para, cinsellik ve güç ile alakalıdır. Kadın hayatında yapması gereken değişiklikleri gerçekleştirme girişimlerinde hayal kırıklığı hissedene dek hastalık oluşmaz. Bu bölgede hastalık gelişmesi, ihtimali ve şiddeti, kadının hayatındaki diğer çeşitli alanların ne kadar başarılı işlediği ile ilgilidir.

Rahim enerjisi kadının en derin benlik hissi ve içsel dünyası ile ilişkilidir. Hayallerinin ve doğurmak istediği benliklerinin bir simgesidir. Onun sağlığı kadının içsel duygusal gerçekliğini ve en derin katmanda kendine inancını yansıtır. Bir kadın kendine inanmadığında, kendini aşırı derecede eleştirdiğinde ya da geleceği olmayan bir işe veya ilişkiye enerjisini çok fazla verdiğinde rahmin sağlığı risk altındadır.”

“Rahim ve yumurtalık problemleri genellikle yakından ilişkilidir ama aynı zamanda farklıklar vardır.  Rahim problemlerinde bulunan birincil enerji kadının kendini sınırlandırıcı bir durumdan özgürleştirmeyi veya kendisini destekleyecek durumlar yaratmayı hak etmediği, edemediği ya da etmemesi gerektiğinin en derin benlik algısıdır. Rahim benlik saygısı ile çok yakından ilintilidir.”

“Yumurtalık problemleri ise kadının kendine karşı dürüst olması ve dengeli bir yaşam sürmesine engel olanların, kendisi dışındaki kişiler ve durumlar olduğuna inandığında oluşur. Yumurtayı etkileyen bir enerji daha vardır, intikam, kızgınlık ve ödeşme arzusu. Bir kadın son derece eleştirel olma veya ödeşme niyeti ile duygusal silahlarınıkullandığında risk altında olan kadının yumurtalıklarıdır. Yumurtalıklar kadının içinden doğmayı bekleyen, sadece onun aracılığı ile doğabilecek olan benzersiz yaratıcılık potansiyelini ve en derin yaratıcılığını temsil eder.”

Referans Kitap: Kadının Bedeni, Kadının Bilgeliği 

book.png

Kadınlık Alt Bilinç 

Dr. Northrupt’ın bir tıp doktoru olarak bu psikolojik bağlantıyı anlatması ve gördüğü hastaları bu bütünsellik içinde değerlendirmesi çok güzel. Henüz hala bu alana gerekli saygıyı gösteren sayıca çok doktorlarımız olmasa da en azından hastaların bilinçlenmesi yolu ile mecbur kalacaklarını düşünüyorum. Bütünsellikle ele alan doktorlarımız ise bana umut veriyor.

Burada benim altını çizerek vurgulayacağım şey, rahim ile alt bilincimizin, ilkel beynimizin sesi beden hafızamız ile derin görünmez bir kanal ile birbirine bağlı oluşu. İçsel bilinç çalışması, psiko-somatik terapi, meditasyon, aile dizimi gibi destek üniteleri ile ataerkil kuşak aktarımları, eski rollere dair inançlar, güç-başarı kavramları ile olan mevcut ilişki, çocukluk yaraları, anne ile ilişki, ana soyundan gelen kalıtsal durumlar, beden ile kurulamamış bağ üzerine dikkatle eğilmesi gereken konular.

GettyImages-665992320-609x419.jpg

Rahim sağlığınız yerinde olsa bile en derindeki kendinize bilinçdışınızı kazarak ulaşabilirsiniz ve bunu yaptıkça rahim enerjiniz de sizinle birlikte büyür, rahminizde -yaratıcılığınızda, kadınsallığınızda- derinleşirsiniz ve olağan bir sonucu olarak bu sizin cinselliğiniz, yaşamdaki tadınızı, neşenizi, kendinizi gerçekleştirdiğinizi hayalleri ortaya koyma girişimlerinizi etkiler. 

Rahim sağlığınızda sorunlar olmuş veya oluyorsa, adet düzensizliği dahil sadece tıbbi çözümlerle yetinmeyin ve mutlaka tıbbi olarak görünün, gerekli tıbbi tedavinizi alın ancak içsel olarak bu alanın size ne demek istediğini de araştırın. Salt tıbbi destek, iç dünyayı konuşmadan bastırmak sureti ile alınan anti depresan gibidir. Sorunlu duyguları halının altına süpürürsünüz. Rahminiz size kadınlığınızla ilgili uyarısını yapmıştır veya yapmaktadır, onu dinleyin ve ilgi ile üzerine eğilin. Önemli operasyonlara çabuk karar vermeyin, alternatif destekleri arayın ve mutlaka rahminizle özel bir bağ kurun. 

Bu bağı kurmaya yardımcı en temel soruları sizlerle paylaşarak sizi rahminizle baş başa bırakıyorum..

Rahmin ile ne kadar bağlantıda hissediyorsun kendini? Onun en derindeki ihtiyaçlarını duyabiliyor musun? Ya duygularını, söylemek istediklerini..Ona her gün bilinçli bir vakit ayırsaydın eğer sence ne değişirdi sende, ilişkilerinde ve yaşamında?

Gerçek ve içi dolu bir kadınlık için Pelvik bölgenizle birlikte bilinçdışı alanınızı tüm katmanlarıyla önemseyin. 

Sevgiyle,

Bilge İnal 

 

#disibilgelikbiweekly #yayınlanmışbültenler

*Bu yazımı ilk kez, Dişi Bilgelik Bi-Weekly Bültenlerine üyeliği olan okuyucularım ile 24.11.2018 tarihinde paylaştım. Yazıların devamında her bülten konusuna uygun egzersiz ve pratiklerden faydalanmak isterseniz bültenlerime üye olabilirsiniz. Bülten üyeliği için www.bilgeinal.com web adresimi ziyaret ederek e-postanızı bırakabilirsiniz. 

**Danışmanlık/Seans: Benimle, rahim bilincinize yönelik bir danışmanlık görüşmesi veya seans almak isterseniz iletişim sayfasından irtibata geçebilirsiniz. 

***Blog ve bülten yazılarının her hakkı saklıdır. Alıntılayarak veya yazının tamamını kaynak ve isim göstermek sureti ile her şekilde paylaşabilirsiniz. Emeğime saygınız için şimdiden teşekkür ederim

 

 

Tüm Yazılar

İçimizdeki Kuyu ve Kendine Bakım

Aşağıda sizlerle paylaştığım okuyacağınız bu yazımı düzenli aralıklarla yazdığım #disibilgelikbulten okurlarım için kaleme almıştım. Bülten okurlarımdan çok yanıt alınca blog sayfamda da paylaşmak istediğim bir yazı oldu. 

<<<>>>

İlkbahara nasıl geçiş yaptınız? Uykunuz, dünyayı algılayış biçiminiz veya duygusal geçişleriniz nasıl? Kaleme aldığım bu bültenin konusu benim geçişimin sonucudur. 

İÇİMİZDEKİ KUYU VE KENDİNE BAKIM 

tajma-ha-1024x768

Fark ettim ki yazılarımı çektiğim içsel kuyumda yeterince su kalmamış ve ben yaşama verirken kendimi ihmal etmişim. Yazılarım bugüne kadar sadece zihnimin ürünleri değil, onlar içimdeki bu dişi kuyumun ürünü oldular. Dolunayla gelen ders bana şunu hatırlattı hepimiz adına eğer kendini ihmal varsa kendine derinden bakım zamanı, annelik zamanı gelmiş demektir.

Kuyusuz bir zihin, kuyusuz bir psişe; çöl gibi kuru olur, işte tam da bu sebeple hepimizin içimizdeki kuyuyla daimi şekilde baglantida olmasi, kulagini kuyunun derinlerine dayamasi, dinlemesi, beslemesi ve eger varsa içindeki çürümüş suyu arındırması gerekir.

Bir Arketip Olarak İçsel Kuyumuz

Kuyu arketipi çok eski ve kadim bir simgedir. Kadın-erkek bakmaksızın dişil enerjimizin doldurduğu kutsal kabı temsil eder. Sevgi, şefkat, neşe, yaratıcılık, besleyici doğa, şifa, onarım, kapsayıcılık hepsi bu kuyudaki suyundur. Günümüzde içimizdeki kuyu ile temas etmeyi bilmeyen bunu unutmuş olan insanlık toksik bir ruh hali ile yaşamını sürdürüyor. Kadınlar aşırı fedakar olduklarında, Hayır diyemediklerinde, birilerini sürekli memnun etme dürtüsü ile hareket ettiklerinde, kendilerine-bedenlerine bakmadıklarında, fazla iyi anne olduklarında bu kuyunun suyunu tükettiklerini bilmezler; eril dünyanın salt analiz-zihin ve başarı değerleri ile yaşayanlar da kuyu ile nasıl temas edeceklerini bilmezler kendilerini bir çöle döndürürler. Bu kontağı kaybetmişlerin toksik madde alkol ile içlerindeki dişiye ve ruha ulaşma çabalarını artık biliyoruz.

Her türlü yaratıcı eylemin ardında bu kuyuyu buluruz. O bizim dişil (shakti) özümüzün aktığı, önce bizi daha sonra etrafımızdakileri besler. Tüm yaratımlar bu kuyunun içindeki suyun sıhhatli oluşundan gelir. İnsan ruhuna hitap eden her şey bu kuyudan çıkar. Kuyu boşsa, kuyuda su azalmışsa kişi tükeniş hisseder yaratıcı akışı durur. Hele ki kuyudaki su bozulmuş ise o kuyudan çekilen su kimseye iyi gelmez, bozulmuş su hayat vermek yerine hayati zehirler, yaşamı küçültür, azaltır.

Kuyun ne kadar ruh ile doluysa o kadar rahat akıtırsın, kendini tüketmeden paylaşırsın bu suyu dünyanla. Kuyundaki su azalmışsa içindeki vaha yavaşça çöle dönüşür. Vermekten yorulan benliğin daha fazla veremez hale gelir. Sonu tükeniş..Bu sendromu ne kadar çok kadın yaşıyor.

Kuyun boş ise çöle dönersin. Dişil nektarın azalmıştır. Alarm zilleri çalıyor demektir ve derhal kendine ihtiyaç duyduğun o onarıcı sessiz alanı yaratıp en derindeki yorgun veya parçalanmış kadınınla buluşman gerekir.

The Chalice Well & Gardens – Glastonbury, İngiltere

Photo 08-10-2017, 17 35 24

İngiltere’nin Glastonbury şehrinde İlahi Dişi enerjisinin ve onun şifasının etkin ve aktif olduğuna inanılan bir kuyu ve bu kuyuyu çevreleyen büyüleyici güzellikte bir bahçe var. Chalice Well’de kuyular için şunlar yazar.

Kadim zamanlardan itibaren kuyular kutsal yerler olarak görülmüşlerdir. İlahi olana erişim sağlayan gizemli yerlerdir kuyular. Burada bizler, binlerce yıldır varlığını korumuş, şifa ve yenilenme sağlayan bu kuyuyu onurlandırıyoruz. Su yaşamın kaynağıdır ve Chalice Well sürdürülebilir ve özgür yaşam gücünün direk ifadesidir. 

I-Ching’den Kuyunun Bilgeliği 
Ruhsal Öğretmen Bobby Klein eşzamanlı olarak bu hafta gönderdiği bülteninde de [25 Mart 2019] bu kuyudan bahsediyor ve şöyle diyor. Ben bu bülteni yazarken ayni zamanda ayni bilginin gelmesi kolektif dişi bilinç için bir uyarı niteliği taşıyor sanki.

Kuyu, ruhun ihtiyaç duyduğu besinleri, bireysel ve evrensel hakikati ve yaşam gücünü içinde barındırır. O, ruhun besin evidir. Kasenin kendisidir. Burada ruha besin olan suyun içinden yaşam gücü büyür, ruha huzur ve dinginlik gelir. Kuyu sembolü şunu söyler bizlere, kuyudan arı ve temiz su çekebilmek için kuyunun içi temiz ve ruhun beslenebilmesi için yapısının sağlam olması gerekir. Çürük bir yapıda ruh barınamaz, bu içsel ça(t)ışma verir. 

Kendine Bakım ve İçsel Ça(l)ışma işte tam burada devreye giriyor. Kuyunun ne olduğunu ve içindeki suyun marifetlerini anladığın anda bir kadın olarak kendi dişil yanınla derinden temas etmiş olursun. Bu kuyunun boş kalıp kalmadığını daimi bir şekilde içsel olarak kontrol etmeli ve bunu yapabilmek için kendinin en derin ihtiyaçlarını dinleyebilmen gerekir. Fiziken anne olan veya başkalarına alan tutmak sureti ile mecazi anlamda anne olanlarımızın bir noktada kendine annelliği unutmaması gerekir. Almanın olduğu kadar vermenin de bir dengesi vardır. Almadan veremediğin gibi vermeden de alamazsın.

 

a-better-mom-is-a-broken-mom-r2pu2dqy-5466d2733f3c19a0494610578474100c

Kendine Annelik, kendine derinden bakabilme becerisi ve öz beslenme demektir. Kendine bakım arada bir masaj salonuna uğrayıp aldığımız bir masaj randevusu değil veya o çok istediğimiz yemeği yeme hakkı veya tatili organize etme de değildir. Evet bunlar bir yere kadar kendini beslemedir ama kendine annelik daha derin bir ruhsallık barındırır. Bu kendini çok sevme demektir. Bir annenin bebeğini her ne pahasına olursa olsun koruması, güven vermesi ve beslemesi gibi..

Kendine annelik çok daha derin ve yoğun bir bakım verme besleme halidir. Being the Caregiving of Yourself. Bebeği ile yeteri derecede ilgilenen annelerin yaptığı gibi kendinin fiziksel-ruhsal-duygusal-zihinsel ihtiyaçlarını bütünsel olarak gözetmeni ve onları kendine sağlamanı gerektirir. Aşağıda içsel kuyumuzu dişil yollarla nasıl besleyeceğimizden bahsedeceğim ve alma kabınızı yoklamanıza yardımcı olacak bir egzersiz vereceğim.

Ben bir yandan yaşama hizmetim sürerken bir yandan kuyumu doldurmakla ve ona gereken bakımı sağlamakla geçireceğim bu baharı. Ya siz?

En derin sevgilerimle içsel kuyunuzun dolması dileklerimle,

Bilge Inal 

 

 

Not: Dişi Bilgelik aylık bültenlerim ve içinde yer alan dişil pratik ve egzersizler size de ulaşsın isterseniz www.bilgeinal.com adresime girip e-postanızı bırakabilirsiniz. 

 

 

Tüm Yazılar

Sevginin Dersleri 3

Gerçek sevginin doğası bağışlayıcıdır.

O, gizemli de değildir.

O, apacık ortadadır.

Çırılçıplak.

Travmatize sevgi ise parcalanmistir. En buyuk ironi ise onu bir zamanlar daha kucucukken bolenlere tutunur. Cunku korku dolu ve kördür.

O, kendi incinebilir dogasini korumaya odakli oldugu icin de sert, asik, kapali, alingan ya da fazla iyi, fazla yumusak, fazla umursamaz, fazla anlayisli ve fakat ‘hep tetiktedir’.

O, parcalanmis cocuklugunu onune alir, bogulmus genclik yaralarinin, anilarinin ardina saklanir.

Bu sevgi yasi kac olursa olsun, ergendir, cok genctir, toydur. O hala annesinin kuzusu, babasinin ise bir tanesidir.

Ve yetimdir.

Onlar olsa bile ‘yetim’ buyumustur.

Tum yasami kendini koruyarak siginakli duvarlarinin ardinda gecmistir. Ah be kucugum, senin sevgin nasil bolunmesin degil mi?

Travmatize sevgi saklanmayi sever. Koselerden onu gelip bulsunlar ister.

O, hep ona gelinsin ister.

O, hep ‘istendigini’ gormek ister.

O, kanit ister.

Sevgi kanitlara dayandiginda sevgi-liligi kalir mi hic?

Gercek sevgi yetiskinindir.

Travmatize sevgi ise cocugun.

Gercek sevgi anı karsilar.

Hafiftir. Gecmisi tasimaz.

Bavulu gecmisin yuku ile degil aksine sevginin iyilestirici armaganlari ile doludur.

Travmatize sevgi ise agirdir.

Ne gecmisi birakabilir ne de gelecegi.

Gecmisin yuku, gelecegin kaygisi, beklentisi derken dusledigi sevgiyi ne verebilecek ne de alacak yeri vardir.

Onun bavulu kirik cam parcalariyla doludur, hediye sunmak bir yana o hep bu kesik camlarla hem kendine hem bavulu acana zarar verir.

Isteyerek mi? En son isteyecegi seyi yapar, istemeden.

Cunku o cok genctir. Nasil sevecegini bilmedigi gibi nasil sevilecegini de bilmez.

Bu kucuk cocugu gormek ona dunyalari vermek olur.

Peki ya sen dost..Bu karsindaki yarali kucuk cocugu gorebilecek misin?

Ona ve kendine dunyalari verebilecek misin?

Gercek sevgi, dunyalari Bir’lestirir,

Travmatize sevgi dunyalari ayirir.

Gercek sevgi yolunu hicbir zaman kaybetmez. Kaybolsa bile kaybetmez.

O, ait oldugu yurek topraklarini hep bulur. Onun yuregi rehberidir.

Travmatize sevgi ise kördür. O kendinden bir baskasini goremez.

Gormez degil go-re-mez.

Yurudugu yolu goremedigi gibi, gordugunu idrak edemez, gordugunu de carpitir.

Parcadan baktiginda gordugun sey butun degildir. Butunu gorebilmen icin butun olman gerekir.

O, kendini sevgiye teslim ederse yok olmaktan korkar. Halbuki bu teslimiyet onun yeniden dogumudur.

Ve Dilerim ki alemlerin Rabbi kavusmak isteyen butun gercek sevgilerin gonul seslerini duysun ve yollarini bulustursun.

Sevgiyle ve saglicakla,

Bilge Inal

***

Sevginin Dersleri 1

https://disibilgelik.wordpress.com/2017/07/16/sevginin-dersleri-1/

Sevginin Dersleri 2

https://disibilgelik.wordpress.com/2018/03/26/sevginin-dersleri-2/